Büyük Veri (Big Data) Nedir?

BigData

Bilişim sektörünün yeni gözde terimi “big data”. Türkçe’de kimi zaman “büyük veri” olarak geçiyor, kimi zaman ise “yüksek/geniş hacimli veri”

Mevcut bilgi sistemleriyle işlenemeyecek büyüklükte ve karmaşık veri kümelerinin, çoğu kez veri kümelerinin de kümelerinin, bir araya gelmesiyle oluşan Büyük Veri, bilinen veri tabanı yönetim sistemleriyle işlenemiyor. Bahsi geçen veri büyüklüğünü daha iyi anlamak adına onlarca terabayttan bahsedildiğini söyleyebiliriz. Bu arada 1 terabaytın 1000 gb’e karşılık geldiğini de aklımızın bir kenarında tutalım.

Yüksek hacimli veriler, yüksek veri üretim hızı ve yüksek veri değişkenliğe sahip bilgilerden oluşur. Verilerin değerine göre; çeşitli sektörlerde ve alanlarda İleri düzeyde karara destek, verilerden anlam çıkarma ve süreç optimizasyonu yapmaya yarar.

Fakat mevcut bilgi işletim sistemlerinin kullanılamayacağı bu tarz yüksek hacimli veriler için yepyeni işletim ve analiz yöntemleri gerekir.

Büyük Veri, büyük koruma problemleri demek…

İnternet ve bilgi teknolojilerinde son yıllarda yaşanan yüksek ivmeli gelişimin akabinde ortaya çıkan yüksek hacimli veriler, bu verilerin nasıl kullanılacağı, nasıl işletileceği, nasıl korunup saklanacağı sorularını da beraberinde getiriyor. 2012’deki IDC tarafından yürütülen Dijital Dünya Araştırması’na göre dünyadaki verilen %80’den fazlası korunmuyor ve elde edilen verilerin de sadece %0.5’i analiz edilebiliyor. 2020 yılı itibariyle ise gelişen pazarların dünyadaki en büyük veri üreticileri olacağı tahmin ediliyor. Aynı araştırmadan çıkan başka bir öngörü ise dijital dünyanın 2020’ye dek, her geçen iki yılda iki katı genişleme göstererek büyümesi.

Reklam verenlerin ve dijital pazarlamacıların gözü Büyük Veri’de…

Sosyal medya sitelerinde süregelen reklam savaşları yüksek hacimli verilerin son yıllardaki en önemli müşterilerinden birinin de dijital pazarlama sektörü olduğunu gösteriyor. Facebook, Twitter, Instagram, YouTube ya da müzik dinleme hizmeti sunan birbirinden farklı mecra, reklam verenler için hiç durmaksızın takipte ve büyük veriler topluyor. Toplanan bu yüksek hacimli veriler sayesinde kullanıcı alışkanlıklarını belirlemek, bu alışkanlıkları gerektiğinde paraya, gerektiğinde ise uzun dönemde kar sağlayacak stratejilere dönüştürmek, sosyal medya aracılığıyla yapılan pazarlamanın asıl amacını oluşturuyor. Sosyal medya kullanıcısı, ilgili sosyal medya mecrasına gelmeden önce başka nerelere tıklamış, incelediği sayfada ne kadar bulunmuş ve bu sayfada başka nereleri ziyaret etmiş, hangi sosyal platformları kullanmakta… İşte tüm bu soruların cevabı yüksek hacimli verinin işlenmesiyle ortaya çıkabilecek ve reklam verenin arzu ettiği hedef kitlesine en doğru ve eksiksiz biçimde ulaşmasını sağlayacak gibi görünüyor.

Bilgi yığını bilgi çöplüğüne evrilmeden yeni yöntemlerle  analiz…

Diğer bir taraftan, yüksek hacimli verilerin mevcut veri tabanlarında saklanamaması, depolanamaması ve analiz edilememesi problemi, beraberinde büyük bir veri çöplüklerine de sebebiyet verebiliyor. Bilişim teknolojilerinin ve Data Scientist’lerin günümüzdeki amacı ise; doğru yöntemlerin geliştirilmesiyle bu çöplüklerden nasıl geri dönüşüm sağlanacağı, hatta çöplüklerin yeri geldiğinde nasıl hazinelere dönüştürülebileceğini göstermek olsa gerek.

paylaşmak ne güzel:)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir