Pazarlamayı Bırakın Bağ Kurmaya Başlayın

unmarketing

“Pazarlamacı” kelimesi duyulduğunda yüzlerin asılmasına neden olan kimseyi niteliyor çoğumuz için. Nedeni açık, izinsizce ve ısrarlı bir şekilde ürününü satmaya çalışan, karşısındakinin ihtiyaçlarını sorgulamak yerine ürünün özelliklerini sıralamaya koyulan ve biz talep etmeden karşımıza çıkan kişiler canlanıyor belleğimizde.

Pazarlama kavramı elbette aslında bundan çok daha fazlası ancak gerçek anlamda günün şartlarına ve insanların beklentilerine uygun olarak şekillendirilmedikçe yüzleri asan bu imajdan sıyrılması zor. Modern markaların pazarlama çalışmaları kapı kapı dolaşılıp ürün tanıtılmasının çok ötesinde ancak hepimiz çeşit çeşit reklama boğulmuşken hayatımıza biz izin verdiğimizde girdiklerini kim söyleyebilir?

Stratten kaleme aldığı Unmarketing kitabında bu konuya değiniyor ve pazarlamanın bir görev olmadığını doğal bir süreç olduğunu öne sürüyor. İnsanların omuz silktiği hatta bunaldığı ve bilinçlendikçe tepki gösterdiği pazarlama çalışmalarının günümüzde işe yaramasını beklemek saflık olurdu. Bunun yerine tüketiciyi dostlarınıza dönüştürebileceğiniz, onları dinlemenize olanak veren kendinizi aynı zamanda müşteriniz gibi görmenizi sağlayan bir anlayış benimsemelisiniz. İşte bu noktada Stratten sosyal medyanın bu anlayışın yaratılmasına ne kadar uygun bir mecra olduğunu vurguluyor.

Pazarlama markanızın adının geçtiği her an ve her koşulda gerçekleşmekte olan doğal bir süreçtir. İnsanların markanız hakkında ne konuşacakları artık yalnızca ürüne değil yaşattığınız deneyime de bağlıdır. Böyle bir ortamda tüketicinin ağzından çıkan her geri dönüşü önemli saymak önceliklidir. İnsanlara yalnızca bir ürün ya da hizmet satmadığınızı aynı zamanda onlarla gerçekten ilgilendiğinizi göstermeli onlarla gerçek ve doğal bir bağ kurmalısınız. Bu bağı derinleştirecek etkinlikler ve uygulamalar geliştirmelisiniz. Günümüz markaları tüketiciyi başkalaştırmak ve onlara yukardan bakmak yerine onlarla birlikte var olabileceklerini anlamalıdırlar.

Markaların sosyal medya denince korkmalarına neden olan olumsuz yorumlar dahi tüketiciyle kurulacak gerçek bir bağ sayesinde olumlu bir etkiye dönüşebilmektedir. Önemli olan olumsuz bir geri bildirimde hatalı olan marka tarafıysa bunun kabullenilmesi ve gereğinin yapılmasıdır. Samimi ve doğal bir bağ aynı zamanda tüketici tarafında affediciliği tetikler ve bunun yanında takdir görmenizi sağlar.

Başarılı ve çağı yakalayan bir pazarlama iletişimi için Stratten’in kitabında yer alan şu sözü özümsemekte fayda var : “Eğer pazarınızdaki insanları dinlemek ve onlarla konuşmak için zamanınız olmadığını söylüyorsanız, müşterileriniz için zamanınız olmadığını söylüyorsunuz demektir.”

paylaşmak ne güzel:)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cami halıları
mide küçültme ameliyatı
Fazla kilolardan mı şikayetçisiniz? O halde neden mide küçültme ameliyatı nı denemiyorsunuz. mide küçültme ameliyatı, zayıflamak isteyenler için kesin bir çözüm sunuyor. Üstelik çok kısa bir süre içersinde hayal ettiğiniz kilolara kavuşabilirsiniz.
Caminin önünde ve iki yanında geniş cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir. İç avluya, biri cepheden ikisi yandan olmak üzere herbiri merdivenli 3 kapıdan girilmektedir. Bu kapılarla dış avlunun cümle kapısı, ozamana kadar benzeri görülmemiş bronz kapılardır. Kubbeden aşağı doğru indikçe mekan yayılmaktadır. Bu piramidel yükselme ve yayılma sonucunda göz yanlara ve yukarıya doğru aynı mesafelere ulaşmaktadır. Bu özelliklerden dolayı, mekanın neresinde olursanız olun, bütün mekana hakim görüş sağlarsınız. Kubbe yaklaşık olarak 43 metre yükseklikte ve köşeleri pandantifle doldurulmuş 4 muazzam kemer üzerine oturtulmaktadır. Caminin su basmanı üzerinde olması ve kubbe yüksekliği nedeniyle pencereleri oldukça fazladır. Böylece caminin içini süsleyen binlerce çini ve kalem işleri tatlı ışık altında görülmektedir. Caminin içindeki en önemli unsur, ince işçilikle yontulmuş mermerden yapılma mihraptır. Bitişik duvarları, seramik çinilerle kaplanmıştır fakat çevresindeki çok sayıdaki pencere onu daha az ihtişamlı gösterir. Mihrabın sağında, Caminin en kalabalık halinde dahi olsa, herkesin imamı rahatça duyabileceği şekilde dekore edilmiş mimber bulunur. Caminin içi her katında alçak düzeyde olmak üzere 50 farklı lale deseninden üretilmiş 20binden fazla çini ile döşenmiştir. Alt seviyelerdeki çiniler, geleneksel galerideki çinilerin desenleri çiçekler meyveler ve servilerle gösterişli ve ihtişamlıdır.