Tam Macera

Zeki Müren Zagor’a karşı!

Röportaj: Göksan Göktaş

Ankara menşeli çizgi roman dergisi Tam Macera sayfalarında Türkiye’den ve dünyadan ünlü isimleri çizgi âleme taşıyor. Derginin en dikkat çeken “icraatı” ise “Meşhur Hafiyeler” adlı bölümde “Eskimeyen Dost” adlı öyküyle Zeki Müren’i çizgi roman kahramanı yapması. Öyküde polis muhabiri olan genç Zeki Müren maceradan maceraya koşuyor ve Müzeyyen Senar’la bir “gönül ilişkisi” yaşıyor!

“Engelleri gülerek karşılarsak bunlar bizi öldürmez. Ancak sıkıntı öldürebilir. Sıkıntı ise ne mutlu ki çizgi romanların uzak tuttuğu bir şeydir.” Ünlü yönetmen Federico Fellini’nin bu sözü var derginin üst köşesindeÇizgi roman denen büyülü âlemin kapısından daha çocuk yaşta girip bir daha çıkamayan, çıkmak istemeyen bir grup çizerin hazırladığı Ankara menşeli Tam Macera adlı dergi, aslında Türkiye’de en büyük çıkışını 70’ler ve 80’lerde yakalayan çizgi romana yeni bir soluk getiriyor. Hem de ne solukTamamı yerli malı yeni karakterler, çizgi roman ve popüler kültür üzerine derin analizler ve yazıların yer aldığı dergi “Meşhur Hafiyeler” adlı bölümde her sayısında “ünlü” bir ismi çizgi roman kahramanı yapıyor. Nazım Hikmet, Bukowski, Ayhan Işık ve hatta Zeki MürenTam Macera sayfalarında genç Zeki Müren cevval bir polis muhabiri olarak maceradan maceraya koşuyor ve bir anda kendisini fuhuş mafyasının içinde buluyor. Müzeyyen Senar da bu macerada Zeki Müren’e eşlik ediyor. Daha doğrusu aralarında bir gönül ilişkisi hasıl oluyorYayın yönetmeni Özgür Kurtuluş ve çizerlerinden Ozan Küçükusta’yla Tam Macera’nın macerasını konuştuk.

tammacera_kamra1

– Derginizin ismi neden Tam Macera?
Özgür Kurtuluş: Tam Macera bir çizgi roman terimi. Bir çizgi roman kitabı ya da dergisi içinde maceranın başlayıp bittiğini anlatmak için kullanılıyor. Biz de maceralarla dolu bir dergi çıkardığımız için ve bir de Türkiye’de çizgi roman yapmanın ayrı bir macera olduğunu düşündüğümüz için böyle bir ismi uygun gördük açıkcası.

– Tam Macera nasıl ve hangi fikirle başladı?
Özgür Kurtuluş: Çizgi roman seven, yapmak ve yayımlamak isteyen yazar ve çizerlerin biraraya gelmesiyle başladı macera. Bir şekilde yetişkinlere yönelik çizgi roman yapmak istiyorduk ama o dönemki yayıncılık sektörü bu alanda çok üretken değildi. Üretmek için gerekli kanallar açık değildi. Biz de kolları sıvadık, elimizi taşın altına koyduk, iki yıla yakın çalıştık ve kendi yayınevimizi kurduk. Bir yıl sonra da Tam Macera’yı yayımlamaya başladık.

– Çizgi roman tutkusunu nasıl tanımlarsınız?
Özgür Kurtuluş: Aslında çizgi roman tutkusunun edebiyat ya da sinema tutkusundan çok farklı olduğunu düşünmüyorum. Bunların hepsi hikâyeye tutkun olmakla ilgili. Sadece okurların, seyircilerin değil tüm insanların tutkusu bir hikâye dinlemek, okumak ya da seyretmek.

– Çizgi roman nasıl farklılaşıyor bütün bunların içinde?
Özgür Kurtuluş: Çizgi roman kendine özgü bir anlatım biçimi. Resim ve yazının buluşmasıyla ortaya çıkmış 100 yıldan eski bir sanat dalı. Zaman içinde kendine özgü kurallar geliştirmiş, akımlar yaratmış, türlere ayrılmış. Okurlarına farklı bir deneyim, farklı bir tat veren özellikleri var. Örneğin televizyonun ve sinemanın insanı pasifleştiren, izleyici konumuna iten bir tarafı var. Çizgi romanda ise her zaman içindesiniz öykünün, karakterleri siz seslendiriyorsunuz, olayların arasına karışıyorsunuz. Kareler arasında durup belki bir önceki sayfaya gidip hikâye kurgusunu siz tamamlıyorsunuz kafanızda. Resimlerdeki ayrıntıları keşfediyorsunuz. Bütün bu okuma deneyimi çok keyifli. Tabii işin koleksiyonerlik tarafı da var. Çizgi roman biriktirmek, dergi serilerini tamamlamak da ayrı bir zevk.
Ozan Küçükusta: Aslında çizgi romanı çekici kılan farklı dünyalarda maceralar yaşama isteği. Zaten dergimizin adı da bunu gösteriyorÇizgi roman insanların macera ihtiyaçlarına cevap veriyor. İşten güçten dolayı yaşayamadığımız maceraları evimize getiriyor.

tammacera_cinhan2

– Epey kalabalık bir kadronuz var, nasıl biraraya geldiniz? Nasıl çalışıyorsunuz?
Özgür Kurtuluş: Kadromuz Türkiye’nin değişik kentlerine dağılmış durumda. Çoğumuz Ankara’da. Ancak İstanbul, İzmir, Bursa, Eskişehir, Muğla’dan yazar ve çizerler var derginin içinde. Ankara dışındaki arkadaşlarımızla internet üzerinden iletişim kurup, birbirimize senaryo, çizim gönderiyoruz. Tabii hep bir plan program dahilinde oluyor bütün bu işler. Diğer dergiler gibi önce önümüzdeki sayıda neyin yer alacağına yönelik toplantılar yapıyoruz. Sonra senaryolar yazılıyor. Sonra bir taslak çalışma yapılıyor çizer tarafından. Çizer ve yazarın ortak düşünceleri doğrultusunda bu taslak son haline getiriliyor. En son balonlar ve yazılar yerleştirilip çizgi roman yayımlanmaya hazır hale geliyor. Biraz yemek tarifi gibi oldu ama süreç böyle işliyor.
Ozan Küçükusta: Aslında internetin oldukça faydası oldu bu oluşumda. Daha önceden tanımadığımız yazar ve çizerlerle tanıştık. Birbirimize yaptığımız işleri gösterdik. Dergi yayımlanmaya başladığında bile birbirinin yüzünü hiç görmemiş yazar ve çizerler vardı. Şimdi birbirimizi daha iyi tanıyoruz tabii.

– Tam Macera’da birbirinden farklı kahramanlar ve hikâyeler var. Bunlardan biraz bahseder misin?
Özgür Kurtuluş: Tabii. Tam Macera’da beş ana çizgi roman var. Bunlardan Kamra benim yazdığım Ozan’ın çizdiği bir seri. Günümüz İstanbul’unda yaşayan şamanlarla ilgili fantastik bir çizgi roman. Tümüyle Türk-Şaman mitolojisinden besleniyoruz bu hikâyede. Bir başka seri olan Cinhan, Murat Başekim tarafından yazılıyor. Mahmud Asrar ve Yıldıray Çınar tarafından çiziliyor. Tarihi-gizem türünde bir çizgi roman. 14. yüzyılda bizim Beylikler Dönemi olarak bildiğimiz zaman diliminde Anadolu’da yaşayan yalnız bir efsuncunun maceraları. Bildiğimiz tarihi ve mitolojiyi tersine çeviren son derece şaşırtıcı bir kahraman Cinhan.
Ozan Küçükusta: Aziz Tuna’nın yazdığı Coşkun Kuzgun’un çizdiği Deli Gücük, Osmanlı taşrasında geçen bir çizgi roman. Biraz mistik, o dönemki insanların yaşamını göz önüne seren bir hikâye yapısı var. Mazeret-i Cinayet, suç öyküleri anlatan bir çizgi roman. Özgür yazıyor, Murat Gürdal Akkoç çiziyor. Üçüncü sayfa haberlerinde gördüğümüz cinayet haberlerinin perde arkasını, cinayet işleme sebeplerini biraz gerçekçi biraz fantastik bir şekilde ele alıyor.

– Popüler yerli isimler de Tam Macera’da boy gösteriyor. Zeki Müren, Sadri Alışık, Ayhan Işık, Ahmet Ümit birer çizgi kahramana dönüşüyor sayfalarınızda
Ozan Küçükusta: Meşhur Hafiyeler adlı bir serimiz var. Her sayıda ünlü bir insanı alıp bir polisiye hikâye içine yerleştiriyoruz. Bunu yaparken de o ünlünün gerçek yaşamından küçük ayrıntılar kullanılıyor. Oldukça keyifli çizgi romanlar çıkıyor ortaya. Ben, Ahmet Orhan ve Aziz Tuna yazıyor hikâyeleri. Uğur Bülent Sertçelik de çiziyor.
Özgür Kurtuluş: Bugüne kadar saydığınız isimlerle ilgili çizgi romanlar yaptık. Bundan sonra da her sayıda bir meşhur olacak dergimizde. Tüyo vermek gerekirse şu an Cem Karaca çiziliyor.

tammacera_mh2

– Zeki Müren’li bir çizgi öykü yapmak nereden aklınıza geldi?
Özgür Kurtuluş: Meşhur hafiyelerimizi seçerken çok ince eleyip sık dokumuyoruz açıkcası. Sevdiğimiz, o günlerde aklımıza gelen bir ünlü “meşhur hafiye” olabiliyor. Zeki Müren de bunlardan biriydi. Zaten sevdiğimiz, nev-i şahsına münhasır bir karakter. Oldukça iyi bir hikâye oldu. Şarkıcılık kariyeri başlamadan bitmiş genç Zeki Müren, dayısının yardımıyla polis muhabiri oluyor. Bir arkadaşının kaybolmasıyla hafiyeliğe el atıyor. Biraz Kubrick’in Gözleri Tamamen Kapalı filminin etkilerinin olduğu bir macera yarattık Zeki Müren’e. İnsan tüccarları, vamp kadınlar, seks partileri ve mafya var işin içinde. Ama olaylar 70’li yılların naifliği içinde gelişiyor. Zeki Müren’le Müzeyyen Senar arasında bir gönül ilişkisi de var bu arada
Ozan Küçükusta: Bu hikâyeler yazılırken oldukça araştırma yapılıyor. Örneğin Zeki Müren çizgi romanını yaparken, hem o dönemin alışkanlıkları, modası, konuşma şeklini öğrenmemiz gerekiyor hem de o dönemki otomobiller, polisler, binalar, vapurlar gibi görsel referanslara ihtiyacımız oluyor. Binlerce resim, birçok film inceleniyor. Tabii bir de Zeki Müren dinledik bolca. Sekiz sayfalık bir çizgi roman için iki-üç kişi bir ay kadar zaman harcıyor.

– Çizgi roman dışında başka bir şey var mı Tam Macera’da?
Özgür Kurtuluş: Evet, sadece çizgi roman değil, yazılar ve illüstrasyonlar da var dergide. Her sayıda popüler bir kişi hakkında yazı yayımlıyoruz. O kişinin illüstrasyonlarını yapıyoruz. Son sayıda Ceza var örneğin. Sinema, spor ya da güncel konularda da yazılar yer alıyor. Geçmişte yapılmış yerli çizgi roman karelerinin bir başlık altında toplandığı bir yazı serisi var. Çizgi romanda futbol, çizgi romanda öpüşme diye uzayıp gidiyor. Bir de Cem Cansever’in anılarını yayımlıyoruz. O da oldukça ilgi çekiyor. Cem Cansever kim diye sormayın, söylemiyoruz

– Çizgi romanın dünyadaki ve Türkiye’deki gidişatı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Özgür Kurtuluş: Öncelikle şunu söylemeli, dünyada çizgi roman çok popüler. Çizgi roman Türkiye’de de 80’li yıllara kadar oldukça popülerdi. Sonra bir düşüş başladı. Ancak bunu çizgi romanın kendisinden çok memleketin kitaptan, okumaktan soğumasıyla ilişkilendirmek daha doğru sanki. Genel olarak kitap satışlarında bir düşüş oldu ve bu çizgi romana da yansıdı. Yabancı çizgi roman yayınlarının sayısı azaldı. Yerli çizgi roman ise mizah dergilerinin içinde yer bulmaya devam etti. Ancak tek başına bir çizgi roman dergisi düzenli olarak yayımlanamadı. Yapılan girişimler bugüne gelemedi.

Yeni Aktüel Dergisi Sayı:108

Dergi Tanıtım Videosu