Tank Girl

1980’lerin ortalarında, Helen Slater’ın oynadığı Super Girl filmi vizyondaydı. Philip Bond ve Alan Martin adlı iki İngiliz veledi Universiy Smalls adını verdikleri guruplarıyla, Rocket Girl adlı new wave klasiğini çalıyorlardı. Bu ‘girl’ mevzusu televizyondan pop şarkılarına, filmlerden çizgi romanlara kadar her yere sıçramıştı. Material Girl, Girl Riots, Hannibalistic Girls, Girls,Girls, Girls…

Bond, Martin’i kendisi gibi çizgi roman hastası arkadaşı Hewlett ile tanıştırdıktan bir süre sonra birlikte Atomtan adlı bir çizgi roman fanzini çıkarmaya başladılar. Derginin ismini Clash’in, Combat Rock albümündeki bir şarkıdan almışlardı. Dergide düzensiz çizimler, şiirler, hiçbir zaman yapmayacakları çizgi romanların tanıtımları vardı. Bir gün Martin kaldığı yurttaki oda arkadaşının masasında bir sürü tank çizimi buldu. Çocuk tankçıların kullandığı donanımlarla ilgili bir proje üzerinde çalışıyordu. Alan aşırdığı tank çizimlerinden birini Hewlett’e verdi, Hewlett çizimin önüne bir asker kız yerleştirdi ve kağıdın üzerine bir logo karaladı: TANK GIRL. Bu ilk Tank Girl (Tank Kız) çizimi de dergileri Atomtan’da yine gerçekleştirmeyi düşünmedikleri bir çizgi roman serisinin reklamı olarak yer alacaktı.

tank1

Kısa süre sonra okullarına gelen Bret Evens’a dergilerini gösterme fırsatı buldular. Evens İngiltere’nin en popüler çizgi roman dergilerinden 2000 A.D.’de Bad Company adlı serinin çizeriydi. Arkadaşı, Steve Dillon ile birlikte Deadline adlı bağımsız bir çizgi roman dergisi çıkaracaklardı ve çizecek genç yetenekler arıyorlardı. Dergideki Tank Girl çizimi Evens’ın ilgisini çekti ve Hewlett’e bu karakteri çizip çizmeyeceklerini sordu. Hewlett bunu bir fırsat olarak gördü ve Alan’dan senaryoyu yazmasında kendisine yardım etmesini istedi. İki hafta sonra Deadline’ın kapağına çıkan Tank Girl oldukça değişmiş, dazlak, punk, umursamaz, birakolik, bir kimliğe bürünmüştü. Tank Girl o kadar ilgi çekti ki aslında tişört baskısı işine girmeyi planlayan Alan yedi yıl boyunca Tank Girl’ü yazmak zorunda kaldı.Hewlett ise karakterini günden güne geliştirerek, çizgi roman dünyasının en yaratıcı çizerlerinden biri haline geldi.

Tank Girl’ün asıl adı Rebecca Buck. Gelecekte, dünyaya düşen büyük bir meteorun etkisiyle değişen iklimin ve yayılan hastalıkların medeniyeti yok ettiği bir zamanda, Avusturalya’da bir askeri teşkilatın emrinde paralı asker olarak çalışırken bir dizi yanlışlık ve aksilik sonucunda kaçak durumuna düşüyor. Emrinde çalıştığı teşkilat başına ödül koyuyor ve kelle avcıları harekete geçiyor. Tankie ve arkadaşları kaotik bir dünyada amansız düşmanlarıyla çılgın bir mücadelenin içine giriyorlar.

tank4

Tank Girl’ü tanımlarken kaotik, amansız, çılgın gibi kelimeler kullanmak o kadar sıradan ki, insan daha fazlasına ihtiyaç duyuyor. Mesela isterik gibi, ya da aptalca, dahice, çocuksu, çapraşık, uçuk, bağımlılık yapan vs. Onu bu kadar karmaşık ve çekici kılan ise sadece bu paradoksal sıfatları değil, ortaya çıktığı döneme cuk oturan bir özgürlük vaadi taşıması. Çılgın bir özgürlük bu. Ne mantık ne de başkalarının özgürlükleri sınırlayabiliyor. Ne kadar imkansız ve absürd de görünse istediğin her şeyi yapabilme özgürlüğü, otoriteye kayıtsız, biçimsiz bir başkaldırı, bir şeylere karşı olma, bir şeylere uymama ama ne olduğunun da asla farkında olamama gibi bir şey Tank Girl. Zamanın muhafazakar İngiltere’sinde başbakan demir leydi Margaret Thatcher’in baskıcı politikalarından bunalan İngilizlere ilaç gibi geliyor bu özgür kadın. Ayrımcılığa karşı gösteri yapan gaylerin üzerindeki tişörtlerden, Wrangler’in yırtık kot reklamlarına, feminist sloganlara kadar her yere girip çıkıyor. Hawlett ve Martin kahramanlarının bu kadar benimsenmesinden ilham alarak gitgide daha çılgın, daha fütursuz Tank Girl maceraları yaratıyorlar.

tank2

Çizgi Roman dünyasının en çılgın kahramanlarından biri olan Rebecca Buck babasız büyümüştü. Babası doğumundan bir gün önce annesini terk etmişti. Pek uyumlu bir öğrenci sayılmazdı. Yedi yaşında kalemtıraş koleksiyonu yapmaya başladı (Koleksiyonun tamamı şu anda Sidney’deki Modern Kalemtıraş Millî Müzesi’nde sergileniyor). 10 yaşında sigara içmeye başladı ve biraz para kazanmak için akciğerini ve boğaz dokularını kanser aşısı araştırmaları yapan bir kuruma bağışladı. Büyük silahlara, kavgaya, ölüme, zafere, kana, parçalanmış organlara, madalyalara, zırhlı arabalara, unisex banyolara, bağırıp çağıran komutanlara olan ilgisi yüzünden on altı yaşında orduya katılmaya karar verdi. Karşı çıkan annesine günde üç öğün yemek verdiklerini söyledi. Anne ikna olmayınca erkek kıyafetleri giyerek evden kaçtı ve orduya başvurdu. Ancak kabul edilmedi. Bir yıl sonra bu kez kız kıyafetleriyle başvurduğunda, Er R. Buck, 00023 69 633 kimlik numarasıyla Tuvalet Bölgesi Temizlik İstihkam Biriminde işe alındı. İki yıl boyunca orada çalıştı ve bu sırada uyuşturucuya başladı. Düşmanın uç karakollarının birine, tuvalet temizleyicisi olarak sızması için bir gönüllü arandığında, Rebecca’nın ordudaki şansı döndü. Görevin gizliliği nedeniyle bu dönem hakkında yeterince bilgi bulunmamakta birlikte Rebecca görevden döndüğünde bir kahraman olarak karşılandı ve Altın Kalemtıraş nişanıyla ödüllendirildi.

Bu başarının ardından Er Rebecca Özel Görevler Birimi’ne atandı. Kendisine tahsis edilen bir tankın içinde 40 gün 40 gece boyunca özel görevini bekledi. Bu süreyi sağ eliyle günde 30 kutu bira, ve sol eliyle günde 4 karton sigara içerek geçirdi. Bu sırada yanındaki tek arkadaşı Homo Koala adını verdiği oyuncak bir koalaydı. Adı üstüne, Homo Koala homoseksüeldi. Er Rebecca zamanın büyük kısmını günahlarından arındırmak için Homo Koala’yı cezalandırmakla geçiyordu. Onu dövüyor, bir muz kullanarak üzerinde sadomazo yöntemler uyguluyor ve akşamları ona İncil’den sayfalar okuyordu. Rebecca günden güne gerçeklik duygusunu kaybetmeye başladı. Kendi kendine konuşuyor, bedenine zarar veriyor, fiziksel ve psikolojik olarak gitgide çöküyordu ki özel görevi geldi.

tank5

O günden sonra Tank Girl, Özel Görevler Birimi’nin en parlak, en çok konuşulan, baş ağrıtan, uğraştıran, sinirlendiren, işleri karıştıran elemanı olur. Görevleri genellikle önemli paketleri yerine ulaştırmak, arazideki suçlu kanguruların ve çeşit çeşit yaratıkların icabına bakmak, düzen karşıtlarına korku salmaktır. Gerçi üstleri tarafından sevilmez, yaptığı kural dışı uygulamalarla tepki toplar, düşmanları ayağını kaydırmak için fırsat bekler ama bir şekilde işleri idare eder. Ta ki bir gün işler tersine dönene kadar. Avusturalya’nın sürekli altına kaçıran bunak başkanı Hogan önemli bir uluslar arası ticaret konferansına katılacaktır. Konferans sırasında en çok gereksinim duyduğu şey ise kolostomi torbalarıdır. Tank Girl’e de bu torbaları Başkan’a ulaştırması görevi verilir. Ancak yolda saldıran canavarlar torbaların zamanında başkana ulaşmasına engel olurlar. Başkan bu gecikmeye sinirlenir ve Tank Girl’ü içeri tıkmak ister. Artık Tank Girl yasa dışıdır. Bir zamanlar çalıştığı ordu başına ödül koyar ve kelle avcılarını peşine salar. Artık Tank Girl’ün hayatı kaçak olarak devam edecektir. Bu kaçış sırasında, Rippers adlı mutant kanguru çetesiyle karşılaşır ve onları yakalar. Çetenin lideri Booga’ya aşık olur ve birlikte yaşamaya başlarlar. Daha sonra onlara Jet Girl ve Subgirl de katılır. Homo Koala ise her zaman yanındadır. Artık sınırı aşmış, düzenin öteki tarafına geçmiştir. Yapacağı her şey yasa dışıdır.

tank3

Tank Girl 1995 yılında sinamaya uyarlandı. Rachel Talalay’ın yönettiği filmde Tank Girl’ü Lori Petty (Point Break, Route 666), Jet Girl’ü Naomi Watts (Mulholland Drive, The Ring), Subgirl’ü Ann Cusack (Stigmata) ve Booga’yı Jeff Kober (Hidalgo) canlandırdı. Filmde Ice-T de Rippers çetesinin bir üyesi olarak boy gösterirken filmdeki kötü adam Kesslee Clockwork Orange’in yıldızı Malcolm McDowell tarafından canlandırıldı. Tank Girl hayranları, filmde Tank Girl’ün oldukça uysallaştırıldığından yakındılar. Bununla birlikte filmin soundtrack albümü gelmiş geçmişi en iyi toplama albümlerden sayılmakta. Albümde yer alan Portishead’in Roads şarkısı eşliğinde Tank Girl okumaksa bir harika…

Jamie Hewlett
Çizer, tasarımcı. 1969’da doğdu. 1997’de Nortbrook Koleji’nde okurken Alan Martin ve Philip Bond ile birlikte Atomtan adlı bir çizgi roman fanzin dergisi çıkarmaya başladılar. Bu dergide çizdiği Tank Girl karakterinin maceralarını 1988’de Deadline adlı çizgi roman dergisine taşıdılar. Tank Girl sekiz yıl sürdü ve gerek İngiltere’de gerekse Amerika’da büyük ilgi gördü. Bu süre içinde Hewlett 1990’ların ünlü gece kulübü Factory’nin iç tasarımını yaptı. Factory’nin duvarları, kırmızı yeşil şeritlerin altına yerleştirilmiş Tank Girl kareleriyle süslüydü. Tavanından bir Ford Escort sarkıyordu ve tuvaletleri eski çizgi roman yıllıklarıyla doluydu. Daha sonra sevgilisi Jane Olliver ile birlikte bir giyim dükkanı açtı. Beklenildiği gibi sattığı giysiler Tank Girl’ün yol açtığı punk kıyafetleri ve aksesuarlarıydı. Sevgilisinden ayrıldıktan sonra Londra’ya Blur gurubunun solisti Damon Albarn’ın yanına taşındı. Reklam ajanslarında tasarımcı olarak çalıştı. Bu sırada ünlü İngiliz çizgi roman dergisi 2000AD’de Hewligan’s Haircut adlı bir seri çizdi. Son olarak ev arkadaşı Albarn ile birlikte bir çizgi-müzik gurubu olan Gorillaz projesine imza attı. Üyeleri çizgi karakterler olan Gorillaz MTV müzik ödüllerinde en iyi şarkı ödülünü kazandı.

Alan C. Martin
Yazar, şair, heykelci. 1968’de doğdu. Atamton çizgi roman fanzin dergisinin yazarıydı. Sekiz yıl boyunca Tank Girl serisinin senaryolarını yazdı. Daha sonra çizgi romanı bırakarak şiire ve heykele yöneldi. Güzel Sanatlar okudu. Yaptığı minyatür heykeller önemli müzelerde sergilendi ve yüksek fiyatlara alıcı buldu.

Yazan: Özgür Kurtuluş
Sonbahar 2006, Serüven Dergisi

paylaşmak ne güzel:)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir