Westworld: Batı Dünyasında Yeni Bir Şey Var!

Yul Brynner çocukluğumda beni en çok etkileyen yabancı oyunculardan biriydi. Bir kere her zaman dazlaktı (Daha sonraları saçlı hallerini de gördüm tabi). Ancak asıl etki gözlerindeydi. Tuhaf hatta korkutucu bakıyordu. Fakat bir taraftan da, özellikle güldüğü zamanlar sempatik görünüyordu. Sanki gözlerinden kimi zaman kara kimi zaman beyaz bulutlar geçiyor, zaman zaman da şimşekler çakıyordu. Yakışıklı desem değil, çirkin desem değil… Velhasıl kelam etkileyici ve unutulmaz bir yüz, bir oyuncuydu Yul Brynner. Oyunculuk gücü ve yeteneği ise tartışılmazdı.

westworld03

Yul Brynner’in en etkilendiğim filmi ise Westworld (Batı Dünyası) olmuştur. Henüz 9-10 yaşlarında TRT’de seyrettiğimi hatırlıyorum. Tabi o zamanlar 1973 yapımı bu filmin Hoolywood’un en yaratıcı bilim kurgu-western örneklerinden biri olduğunu bilmiyordum. Sadece korktuğumu, çevremde de robot-insanların olup olmadığını düşündüğümü hatırlıyorum.

westworld06

Westworld bir televizyon reklamıyla açılır. Westworld adındaki tatil mekanı tanıtılır. Burası Vahşi Batı konseptinde kurulmuş yapay bir kasabadır. Bundan başka Roman World ve Medieval World adlı Eski Roma ve Ortaçağ Avrupa kasabalarından oluşan başka ortamlar da vardır. Westworld’de yer alan insansı robotlar (androidler) sayesinde parayı bastıran her Amerikalı turist, kovboylarla düellolara girebilecek, kasabanın barındaki geleneksel kavgalara karışabilecek, güzel android kızlarla iyi vakit geçirebilecektir. Hatta android robotları öldürmek ve onlarla sevişmek bile mümkündür. Ve bütün bu macera tamamen güvenlidir. Anlayacağınız “gerçek” bir “simülasyon”.

westworld08

Olaylar Peter Martin (Richard Benjamin) ve John Blane (James Brolin) adındaki macerasever tatilcilerin bu yüksek teknoloji ile donatılmış eğlence parkı’na gitmesiyle başlıyor. Ancak güzel başlayan tatil androidlerin kontrolden çıkmasıyla bir kabusa dönüşüyor. Tatilciler kendilerini birden bire gerçek bir vahşi batı kasabasında buluyorlar. Android kovboyların saldırısına uğrayan tatilciler kasabadan kurtulmak için bir ölüm kalım mücadelesine giriyorlar. Bu sırada robotları kontrol eden bilim adamları da bu hatayı bir deneye dönüştürme çabası içine giriyorlar.

westworld04

Yul Brynner filmde Westworld’un gözü kara android silahşörlerinden biri rolünde. Ğrogramlanması gereği görevi tatilcileri eğlemek olan Yul (filmde geçen bir adı yok) kontrolden çıkınca manyak bir katile dönüşüyor. Elbette tip itibariyle bir androidi en iyi canlandıracak aktörlerden biri. Belki bu yüzden sinema tarihinin ilk androidi olma şerefine nail oluyor. Westworld için bu anlamda robotların androidliğe terfi ettiği film denilebilir. Elbette bu bir tesadüf değil. Makyaj gerektirmeden, Yul Brynner’dan daha iyi android olabilecek başka birini düşünemiyorum.

westworld05

Filmin yönetmeni Michael Crichton aslında bir bilim kurgu yazarı. Westworld onun ilk filmi. Daha sonra da çok önemli filmler yönetmemiş ancak kendi yazdığı özgün senaryolar ve romanlarından uyarlanan senaryolarla birçok önemli filme imza attı. 975’de yazdığı “The First Great Train Robbery” romanını ise 1979’da sinemaya uyarladı. Böylece 19. Yüzyılla da ilişkisi olduğunu ispatladı, Viktoryen İngiltere’de geçen bir suç hikayesine imza atarak. 1976’da yazdığı “Easters of The Dead”, “13. Savaşçı” adıyla 1999’da; 1980’de yazdığı “Congo”, 1995’de; 1987’de yazdığı “Küre” (“Sphere”), 1997’de; 1990’da yazdığı “Jurassic Park”, 1993’de; 1992’de yazdığı “Rising Sun”, 1993’de; 1994’de yazdığı “Taciz” (“Disclosure”), aynı yıl içinde; 1995’de yazdığı “Kayıp Dünya” (“The Lost World”), 1997’de; 1999’da yazdığı “Timeline” ise, 2003’de sinema filmlerine uyarlandılar. Velhasıl kendisi Holywood’un önemli yazar-senaristlerinden. Ancak bütün bu filmler içinde bence en önemlisi Westworld.

westworld07

Westworld’ü önemli yapan elbette öncü bir film olması. Düşünürseniz 1973 yılında ne internet, ne bilgisayar oyunları ne de sanal gerçeklik durumları gündemde değilken yapılmış bir film. Dark City, Matrix, ne Truman Show gibi filmlerle zirve yapan ‘yaratılmış dünya” içinde farkında olmadan yaşayan insancıklar temasını öncülüyor. Aynı zamanda ürkütücü bir distopya ve android filmlerinin de ilk örneklerinden sayılıyor. Gerçi Filmin ana teması yani kontrolden çıkan androidler insanlara saldırırlar düşüncesi bir yenilik içermiyor. 60’lar boyunca kontrolden çıkarak insanlara saldıran robotlarla ilgili bir çok kitap yazıldı ve filmler yapıldı. Teknoloji her zaman bir korku unsuru olarak kullanıldı. Ancak tehditin, insan bedenine bürünen teknolojiden gelmesi yeni bir düşünceydi. Bu anlamda Westworld’ün kültleştiğini ve kendinden sonraki birçok distopya bilim kurgu filmini etkilediğini söyleyebiliriz.


Ekim, 2013

paylaşmak ne güzel:)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir