13. KAT (THE THIRTEEN FLOOR) 1999
13. Kat, yapay zeka, sanal gerçeklik ve yapay bilinç konularında, 90'ların sonlarında popüler olan siber punk türünün bence en önemli, öncü örneklerinden biri
SITCOM 1998
François Ozon'un tartışmalı filmi Sitcom, toplum içerisinde kabul görmek için belirlenen standartlara uygun yaşayan bir burjuva ailesine; baba, anne, oğul, kız, damat adayı ve hizmetçinin hayatlarına odaklanıyor.
HAVAİ FİŞEKLER (HANA-BI) 1997
"Havai Fişekler", izleyiciye aşk, pişmanlık, fedakarlık ve kader hakkında derinlemesine düşündüren, duygusal ve görsel olarak zengin bir deneyim.
KAYIP OTOBAN (LOST HIGHWAY) 1997
"Kayıp Otoban" bir sanat eseri olarak, sinemanın meydan okuma, şaşırtma ve büyüleme gücünün bir örneği.
APARTMAN (L’APPARTEMENT) 1996
L’appartement”, aşkın ve takıntının sınırlarını zorlayan, izleyiciyi duygusal bir bulmacayla baş başa bırakan bir film.
GÜNEŞ YANIĞI (BURNT BY THE SUN) 1994
“Güneş Yanığı”, Stalin dönemi Sovyetler Birliği’nde, dönemin politik baskılarını ve kişisel trajedilerini konu alıyor.
NINJA SCROLL (Jûbê ninpûchô) 1993
Ninja Scroll sadece bir animasyon filmi değil aynı zamanda bir sinema başyapıtı. Film, animasyon tarihinde çok önemli bir yere sahip ve anime sevenler ve aksiyon, heyecan dolu bir film izlemek isteyenlerin kaçırmaması gereken bir klasik
ÇILGIN ROMANTİK (True Romance) 1993
Parçalı hikaye akışı, sıra dışı karakterleri ve popüler kültüre referanslarla dolu hikayesiyle True Romance 90'ların kült filmlerinden biri.
BUGÜN ASLINDA DÜNDÜ (GROUNDHOG DAY) 1993
Bugün Aslında Dündü, oldukça basit, katmansız bir senaryoya sahip olmasına rağmen, zaman ve yaşam ile ilgili felsefi bir bakış açısı sunmayı başarıyor.
GECE MELEK VE BİZİM ÇOCUKLAR 1993
Atıf Yılmaz’ın yönettiği Gece, Melek ve Bizim Çocuklar, Türk sinemasında "ötekinin" sesini en gür ve en estetik şekilde duyuran, cesaretiyle dönemini sarsan bir film.
ŞAHMARAN 1993
Zülfü Livaneli’nin bir efsaneyi modern dünya ile buluşturduğu Şahmaran, Anadolu’nun binlerce yıllık mitolojisini, günümüzün sert gerçekliğiyle harmanlıyor.
MAVİ SÜRGÜN 1993
Halikarnas Balıkçısı olarak tanıdığımız Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın aynı adlı otobiyografik eserinden Erden Kıral tarafından sinemaya uyarlanan Mavi Sürgün, bir sürgün hikâyesinden öte, bir ruhun yeniden doğuşunu anlatır.
AMERİKALI 1993
Şerif Gören’in yönettiği, Türk ve Amerikan kültürlerinin çarpışmasını hem mizahi hem de trajik bir dille anlatan, döneminin çok konuşulan yapımlarından biri, Amerikalı.
BERLIN IN BERLIN 1993
Türk sinemasının 90'lı yıllardaki dönüşüm sancılarını ve yurt dışındaki gurbetçi kimliğini en cesur şekilde ele alan yapımlardan biri olan, Berlin in Berlin, hem gişe başarısı hem de yarattığı tartışmalarla önemli bir etki bırakmıştı.
RED ROCK KASABASI (RED ROCK WEST) 1993
John Dahl’ın yönettiği Red Rock West, sinemaseverlerin genellikle sonradan keşfettiği ama izleyince hayran kaldığı, zekice kurgulanmış bir "kara film" örneği.
GÜNDEN KALANLAR (REMAINS OF THE DAY) 1993
Sükunetin, bastırılmış duyguların ve "keşke"lerin zarifçe işlendiği Günden Kalanlar (The Remains of the Day), filmine geçiyoruz. Kazuo Ishiguro’nun Booker ödüllü romanından uyarlanmış.
ÇIPLAK (NAKED) 1993
Mike Leigh’in o hırçın, entelektüel ve rahatsız edici başyapıtı Naked (Çıplak), sinema tarihinin en unutulmaz "anti-kahramanlarından" birini bize tanıtırken, bizi 90’lar İngiltere’sinin gri sokaklarında varoluşçu bir kabusa davet ediyor.
ELVEDA CARİYEM (BA WANG BIE JI) 1993
Dünya sinemasının en sarsıcı, en lirik ve görsel olarak en büyüleyici eserlerinden biri olan, Elveda Cariyem (Farewell My Concubine), tarihin tozlu sayfalarında savrulan ruhların, sanatın ve imkansız bir aşkın ağıtıdır.
KAÇAK (THE FUGITIVE) 1993
The Fugitive Harrison Ford’un çaresizliği ile Tommy Lee Jones’un tavizsiz takibinin birleştiği, adrenalin dolu, ayakları yere sağlam basan bir polisiye-gerilim.
DÜĞÜN YEMEĞİ ((The Wedding Banquet) 1993
Düğün Yemeği, aile, kimlik ve dürüstlük üzerine sinema tarihinin en zarif dram-komedilerinden biri.
NOEL KABUSU (THE NIGHTMARE BEFORE CHRISTMAS) 1993
The Nightmare Before Christmas, hem çocukları hem de yetişkinleri, gotik bir rüyaya, animasyon sinemasının kurallarını yeniden yazıldığı büyülü bir dünyaya davet ediyor.
GENÇ VE HEYECANLI (DAZED AND CONFUSED) 1993
Dazed and Confused, sadece bir gençlik filmi değil; bir dönemin ruhunu, kokusunu ve sesini hapseden bir zaman kapsülü.
SOSYETEDEN İNSAN MANZARALARI (SHORT CUTS) 1993
Raymond Carver’ın kısa öykülerinden beslenen Short Cuts, sinemada "kesişen hayatlar" (hyperlink cinema) ekolünün önemli örneklerinden biri.
SONUN BAŞLANGICI (FALLING DOWN) 1993
Falling Down, beyaz yakalı bir adamın medeniyetle olan bağlarını kopardığı bir günün hikayesi.
CARLITO’NUN YOLU (CARLITO’S WAY) 1993
Carlito’s Way, suç dünyasının parıltılı ama karanlık sokaklarında geçen hüzünlü bir "vazgeçiş" öyküsü.
GILBERT GRAPE’İ NE YiYOR? (WHAT IS EATING GILBERT GRAPE) 1993
Genç Johnny Depp ve henüz çocuk yaştaki Leonardo DiCaprio’nun devleştiği, hüzünlü ama umut dolu bir kasaba hikayesi: What's Eating Gilbert Grape
GÜNAHA DAVET (A BRONX TALE) 1993
Robert De Niro’nun ilk yönetmenlik denemesi olan A Bronx Tale, sadece bir "mafya filmi" olmanın ötesinde, büyüme sancıları ve seçimler üzerine kurulu incelikli, otantik bir hikaye.
PHILADELPHIA 1993
90’lı yılların en sarsıcı yapımlarından biri olan Philadelphia, sadece bir mahkeme salonu draması değil, toplumsal ön yargıların perdeye yansıdığı bir ayna.
PİYANO (The Piano) 1993
Yeni Zelanda’nın balçıklı kıyılarına, sisli ormanlar içinde, müziğin sessiz bir kadının tek dili haline geldiği bir ortam, The Piano, sinema tarihinin en güçlü görsel şiirlerinden biri.
BABAM İÇİN (In The Name of The Father) 1993
Gerçek bir hukuk skandalını ve sarsıcı bir baba-oğul ilişkisini anlatan In the Name of the Father, sinema tarihinin en güçlü "direniş" öykülerinden biri.
ÜÇ RENK: MAVİ (Trois Couleurs: Blue) 1993
Polonyalı usta Krzysztof Kieślowski’nin "Üç Renk" üçlemesinin ilk ve belki de en dokunaklı filmi, "özgürlüğü" politik değil, tam anlamıyla duygusal ve varoluşsal bir yerden sorguluyor.
MASUMİYET ÇAĞI (AGE OF INNOCENCE) 1993
Martin Scorsese’nin kariyerindeki en zarif, en "sessiz" ama içten içe en gürültülü başyapıt. Genelde sokakların sertliğini anlatan Scorsese, bu kez 1870’lerin New York sosyetesinin o ipek eldivenli, acımasız dünyasına sızıyor.
KARANLIĞIN ORDUSU (Army of Darkness) 1992
Sam Raimi’nin hayal gücünün zincirlerinden boşaldığı, korku ile komedinin birbirine girip absürtlük dozunun zirve yaptığı kült bir korku filmi.
MÜTHİŞ DADI MÜTHİŞ BABA (Mrs. Doubtfire) 1993
Mrs. Doubtfire. sinemanın en dokunaklı, en komik ve en "yaratıcı" babalarından biri, Robin Williams’ın dehasıyla ölümsüzleşen unutulmaz bir karakter.
M. BUTTERFLY 1993
Sinema dünyasının en aykırı ve vizyoner yönetmenlerinden David Cronenberg’in, bedensel mutasyonlardan zihinsel dehlizlere direksiyon kırdığı o en şaşırtıcı ve hüzünlü yapıtı M. Butterfly, maskelerin, arzuların ve Doğu ile Batı arasındaki o devasa algı uçurumunun hikayesi.
SCHINDLER’İN LİSTESİ (Schindler’s List) 1993
Schindler’s List, İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi işgali altındaki Polonya’da geçen gerçek bir kurtuluş öyküsünü anlatıyor. Alman iş adamı Oskar Schindler, başlangıçta savaşın getirdiği kaosu sadece zenginleşmek için bir fırsat olarak gören, kâr hırsıyla yanıp tutuşan bir fırsatçıdır. Ancak Nazi partisinin Yahudi halkına uyguladığı sistematik soykırıma ve toplama kamplarındaki vahşete tanıklık ettikçe, vicdanı hırsının önüne geçer.
AMERİKAN RÜYASI (Arizona Dream) 1993
Arizona Dream, sinema tarihinde bir Avrupa yönetmenin Amerikan Rüyası hakkındaki en sıra dışı yorumlardan biridir. Emir Kusturica, Balkanlar’ın o kaotik ve enerjik sinema dilini, Amerika’nın uçsuz bucaksız bozkırlarına ve "başarı" fetişizmine entegre ederken ortaya gerçeküstü bir başyapıt çıkarıyor.
SERT POLİS (HARD BOILED) 1992
“Sert Polis”, sadece bir aksiyon filmi değil; John Woo’nun heroik kan döküş tarzının zirvesi, adeta bir silah balesi!
BRAM STOKER’S DRACULA 1992
Bram Stoker'ın orijinal metnine sadık kalan, aynı zamanda onu görsel bir şölene dönüştüren en cesur Dracula uyarlaması..
YAKIN PLAN (NEMA-YE NAZDIK / CLOSE UP) 1990
Yakın Plan'da Kiarostami, İran’daki rejimin insanlar üzerindeki yıkıcı etkisini anlatıyor.
TALİHİN DÖNÜŞÜ (REVERSAL OF FORTUNE) 1990
Konusunu gerçek bir olaydan alan Talihin Dönüşü, usta işi senaryosu, doğrusal ilerlemeyen, yoğun geri-dönüşler içeren sahneleri ve kurgusuyla bu ilginç olayın hakkını veriyor.
BABA III (THE GODFATHER: PART III) 1990
Efsanevi The Godfather serisin son filminde Cappola hikayenin merkezine Michael Corleone'nin küçük kızı Mary ile ilişkisini koyuyor.
ÇÖLDE ÇAY (THE SHELTERING SKY) 1990
Paul Bowles’ın 1949 tarihli aynı adlı otobiyografik romanından uyarlanan Çölde Çay, insanların kendilerine yeni bir hayat arama çabasını ve çölün insanların düşüncelerine ve duygularına etkisini anlatıyor.
HENRY VE JUNE (HENRY AND JUNE) 1990
Henry ve June, bir sanat filmi ile entellektüel bir seks filmi arasında ince bir çizgide duruyor.
YAŞAYAN ÖLÜLERİN GECESİ (NIGHT OF THE LIVING DEAD) 1990
Yaşayan Ölülerin Gecesi 1968 tarihli aynı adlı filmin yeniden çevirimi. Birçoğu gibi bu yenilenmiş versiyon da ilkinin etkisini vermiyor. Ancak ilkinde olduğu gibi, heyecan ve gerilimi ilk sahneden finale kadar soluksuz yaşatıyor.
NIKITA (LA FEMME NIKITA) 1990
Luc Besson'u dünyaya tanıtan Nikita, vahşi dizginlenemez bir kadının erkek dünyasına uyumlaştırma hikayesi.
ÇİZGİ ÖTESİ (FLATLINERS) 1990
Çizgi Ötesi, bilimkurgu, korku, fantezi, psikolojik gerilim, aşk türlerinin bir harmanı. Joel Schumacher bu türler karmaşasından, klişelere saplanmadan, tempolu ve heyecanlı bir film çıkarmayı başarıyor.
CAMDAN KALP 1990
Camdan Kalp, entellektüelliğin banalliğini içinde yuvarlanan bir küçük-burjuva aydınının, gerçekte hiçbir fikri olmadığı, aldatılan, evde ve sokakta her türlü tacize uğrayan, kocasından dayak yiyen çok çocuklu kadınların dünyasına girmesinin hikayesi. Film, Türk Sinemasında nadir rastlanan bir tad bırakıyor.
BERBERİN KOCASI (LE MARI DE LA COIFFEUSE) 1990
Berberin Kocası eksantrik bir aşk hikayesi izlemek isteyenler için Fransız sinemasından harika bir film.