İçeriğe geç

PİYANO (The Piano) 1993

Yeni Zelanda’nın balçıklı kıyılarına, sisli ormanlar içinde, müziğin sessiz bir kadının tek dili haline geldiği bir ortam, The Piano, sinema tarihinin en güçlü görsel şiirlerinden biri.

  • 1993, Aşk, Drama

KONU:

On dokuzuncu yüzyılın ortalarında, dilsiz bir kadın olan Ada McGrath, küçük kızı Flora ile birlikte hiç tanımadığı bir adamla evlenmek üzere İskoçya’dan Yeni Zelanda’nın vahşi doğasına gönderilir. Ada’nın dünyaya açılan tek penceresi, yanından hiç ayırmadığı piyanosudur. Ancak yeni eşi Stewart, piyanoyu kumsalda terk ederek Ada’nın ruhunu adeta hapseder. Piyanoyu kumsaldan kurtaran ise, yerel halkla iç içe yaşayan ve Ada’ya karşı derin bir ilgi duyan George Baines olur. Baines, Ada’ya piyanoyu geri alabilmesi için alışılmadık ve giderek tutkulu bir hale dönüşen bir anlaşma teklif eder: Ada, piyanosunun her tuşu için ona piyano çalacak ve bazı “yakınlıklara” izin verecektir. Holly Hunter, Harvey Keitel ve Anna Paquin’in başrollerini paylaştığı film, sessizliğin içinde kopan devasa fırtınaları konu alıyor.

YORUM (Spoiler İçermez):

The Piano, sinemada kadın bakış açısının (female gaze) en eşsiz ve en derin örneklerinden biri. Jane Campion, Ada’nın sessizliğini bir engel olarak değil, aksine onun içsel gücünün ve dünyayı algılayış biçiminin bir sembolü olarak işliyor. Filmin en dikkat çekici yanı, duyguların kelimelerle değil, dokunuşlarla, bakışlarla ve piyanonun tuşlarından çıkan melodilerle anlatılmasıdır. Michael Nyman’ın bestelediği ve filmin ruhuyla bütünleşen müzikler, sadece bir eşlikçi değil, Ada’nın dilinin bizzat kendisidir.
 
Görüntü yönetmeni Stuart Dryburgh, Yeni Zelanda’nın gri gökyüzünü, çamurlu yollarını ve derin yeşil ormanlarını öyle bir tablo gibi sunar ki, izleyici mekanın tekinsizliğini ve izolasyonunu iliklerinde hisseder. Holly Hunter, tek bir kelime etmeden sadece yüz kasları ve gözleriyle sergilediği performansla sinema tarihinin en etkileyici oyunculuklarından birine imza atar. Harvey Keitel’in ham ve dürüst oyunculuğu ile küçük Anna Paquin’in hayranlık uyandıran doğal yeteneği, filmin dramatik yapısını mükemmelleştirir. Piyano, mülkiyet, arzu ve kadın kimliği üzerine yapılmış, estetik açıdan kusursuz ve duygusal açıdan yakıcı bir başyapıttır.

Puanım: 7,5/10

BONUS:

Film, 1993 Cannes Film Festivali’nde en büyük ödül olan Altın Palmiye’yi kazanmış ve Jane Campion bu ödülü kazanan ilk kadın yönetmen olarak tarihe geçmiştir. Holly Hunter, filmdeki piyanoyu kendisi çalabilmek için çekimlerden önce yoğun bir hazırlık süreci geçirmiştir; yani filmde duyduğunuz sahnelerin çoğunda tuşlara basan bizzat odur. O dönem henüz 11 yaşında olan Anna Paquin, bu filmdeki rolüyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Oscar’ını kazanarak tarihin en genç Oscar kazanan oyuncularından biri olmuştur. Kumsalda bırakılan piyano sahnesi çekilirken, hava muhalefeti ve dev dalgalar nedeniyle piyano gerçekten denize sürüklenme tehlikesi atlatmış, bu da ekibe zor anlar yaşatmıştır.

KÜNYE:

Başlık Bilgi
Yönetmen Jane Campion
Yapımcı Jan Chapman
Senarist Jane Campion
Oyuncular Holly Hunter, Harvey Keitel, Sam Neill, Anna Paquin
Müzik Michael Nyman
Görüntü Yönetmeni Stuart Dryburgh
Kurgu Veronika Jenet
Stüdyo Ciby 2000
Yapım Yılı 1993
Tür Romantik Dram, Dönem Filmi
Süre 121 Dakika
Ülke / Dil Yeni Zelanda, Avustralya, Fransa / İngilizce

FRAGMAN:

DAHA FAZLASI: