
KONU:
Evliliklerinin yedinci yılını kutlayan muhafazakar ve sıradan İngiliz çift Nigel (Hugh Grant) ve Fiona (Kristin Scott Thomas), bir İstanbul seyahati için lüks bir yolcu gemisine binerler. Gemide, tekerlekli sandalyeye mahkum, hırslı ve alaycı bir Amerikalı yazar olan Oscar (Peter Coyote) ve onun nefes kesici güzellikteki Fransız eşi Mimi (Emmanuelle Béart) ile tanışırlar. Oscar, Nigel’ı bir odaya kapatarak Mimi ile yaşadıkları hastalıklı, sadomazoşist ve sınırları zorlayan aşk hikayesini en ince ayrıntısına kadar anlatmaya başlar. Başlarda bu itiraflardan rahatsız olan Nigel, zamanla hikayenin karanlık cazibesine kapılır. Ancak bu anlatı sadece bir anı paylaşımı değil, Nigel ve Fiona’nın ilişkisini kökünden sarsacak yıkıcı bir oyunun başlangıcıdır.
YORUM (Spoiler İçermez):
Bitter Moon, Polanski’nin insan doğasının karanlık dehlizlerine duyduğu ilginin en uç noktalarından biridir. Film, aşkın idealize edilmiş halini değil; mülkiyetçi, zalim ve hatta mide bulandırıcı yanlarını cesurca deşer. Polanski, kapalı bir mekan olan gemiyi, karakterlerin birbirini psikolojik olarak parçaladığı klostrofobik bir tiyatro sahnesine dönüştürür. Sinematograf Tonino Delli Colli, flashback sahnelerindeki canlı ve sıcak renklerle, gemideki soğuk ve steril atmosferi ustaca karşılaştırarak zamanın duygular üzerindeki aşındırıcı etkisini vurgular.
Filmin kalbinde Emmanuelle Béart ve Peter Coyote’un arasındaki o ürkütücü ve zehirli kimya yatar. Béart, masum bir genç kızdan intikam dolu bir “femme fatale”e dönüşümünü büyüleyici bir şekilde sergiler. Öte yandan, Hugh Grant’in canlandırdığı “şaşkın ve terbiyeli İngiliz” tiplemesi, seyircinin o ana kadar bildiği ahlaki sınırları temsil eder ve bu sınırların Oscar’ın hikayesiyle nasıl yerle bir olduğunu izleriz. Vangelis’in o döneme damga vuran sentetik ve hüzünlü müzikleri, filmin tekinsiz ve melankolik havasını mükemmel tamamlar. Sosyal etkisi bakımından film, burjuva evliliklerinin kırılganlığını ve bastırılmış cinsel fantezilerin açığa çıktığında yaratabileceği tahribatı sert bir dille eleştirir. Sinema tarihindeki yeri, “erotik gerilim” türünün en sanatsal ve en rahatsız edici klasikleri arasındadır.
Puanım: 7,2/10
BONUS:
Film, gösterime girdiğinde eleştirmenleri tam ortadan ikiye bölmüştür; kimileri onu bir “çöp” olarak nitelerken, kimileri de modern bir trajedi başyapıtı olarak selamlamıştır. Filmdeki Oscar karakteri için başlangıçta pek çok isim düşünülmüş olsa da, Peter Coyote’un performansı Polanski’nin karakteri ne kadar “acımasız” kurguladığının bir kanıtı olmuştur.
Filmdeki meşhur “süt dökme” sahnesi gibi pek çok an, popüler kültürde saplantılı aşkın sembolü haline gelmiştir. Filmin bir kısmı gerçekten de İstanbul’a giden bir gemide ve Paris sokaklarında çekilmiştir. Polanski, bu filmle aslında izleyiciye bir ayna tutar: Nigel’ın Oscar’ı dinlerken hissettiği o iğrenme ile karışık merak, aslında filmi izleyen seyircinin tam olarak hissettiği şeydir.
KÜNYE:
| Başlık | Bilgi |
| Yönetmen | Roman Polanski |
| Yapımcı | Roman Polanski, Timothy Burrill |
| Senarist | Roman Polanski, Gérard Brach, John Brownjohn |
| Oyuncular | Peter Coyote, Emmanuelle Béart, Hugh Grant, Kristin Scott Thomas |
| Müzik | Vangelis |
| Görüntü Yönetmeni | Tonino Delli Colli |
| Kurgu | Hervé de Luze |
| Stüdyo | Canal+, Les Films Alain Sarde |
| Yapım Yılı | 1992 |
| Tür | Dram, Romantik Gerilim |
| Süre | 139 Dakika |
| Ülke / Dil | Fransa, Birleşik Krallık / İngilizce, Fransızca |
FRAGMAN:
DAHA FAZLASI:
-
IMDB: Bitter Moon IMDB Page
-
Rotten Tomatoes: Bitter Moon RT
-
Wikipedia: Bitter Moon Wikipedia
