
KONU:
Chicago’da kasvetli bir emlak ofisindeyiz. Dört emlak satıcısı, hayatlarının en kabus dolu gecesini yaşamaktadır. Şirketin merkezinden gelen acımasız bir “motivasyon” konuşmacısı olan Blake (Alec Baldwin), onlara bir ültimatom verir: En çok satışı yapan Cadillac kazanacak, ikinci olan bir set biftek bıçağı alacak, üçüncü ve dördüncü ise kovulacaktır. Emektar ama şansı yaver gitmeyen Shelley (Jack Lemmon) ve hırslı Ricky Roma (Al Pacino) gibi karakterler, hayatta kalabilmek için yalan, hile ve manipülasyon dolu bir yarışa girerler. Yönetmen James Foley, David Mamet’in Pulitzer ödüllü oyununu perdeye taşırken, karakterlerin köşeye sıkışmışlığını ve modern kapitalizmin insan ruhunu nasıl tükettiğini usta işi bir tempoyla anlatır.
YORUM (Spoiler İçermez):
Glengarry Glen Ross, her şeyden önce bir “kelime” filmidir. David Mamet’in kendine has, “Mamet Speak” olarak adlandırılan hızlı, kesik ve bol küfürlü diyalog yapısı, sinemanın en güçlü metinlerinden birini oluşturur. Film, neredeyse tek bir mekanda geçmesine rağmen, James Foley’nin klostrofobik yönetimi ve yağmurlu Chicago atmosferi sayesinde seyirciyi bir saniye bile serbest bırakmaz. Sinematografik olarak, ofis içindeki loş sarı ışıklar ve dışarıdaki gece mavisi, karakterlerin ahlaki belirsizliğini ve umutsuzluğunu mükemmel bir kontrastla yansıtır.
Oyunculuk tarafında ise tam anlamıyla bir “Yıldızlar Geçidi” izleriz. Jack Lemmon, kariyerinin en kırılgan ve trajik performanslarından birini sergilerken, Al Pacino enerjisiyle adeta ekranı yakar. Ancak filmin asıl sosyal etkisi, “Satış yap ya da öl” felsefesinin Amerikan Rüyası’nın karanlık yüzüyle nasıl çarpıştığını göstermesidir. Film, sadece bir emlakçılık hikayesi değil; dürüstlüğün para karşısında nasıl hızla terk edildiğine dair sert bir sistem eleştirisidir. Müziğin minimal kullanımı, oyuncuların ses tonlarını ve yağmurun sesini ön plana çıkararak gerilimi organik bir şekilde yükseltir. Sinema tarihindeki yeri, tiyatronun ruhunu bozmadan sinemanın dinamizmine nasıl adapte edilebileceğinin ders kitabı niteliğindedir.
Puanım: 7,5/10
BONUS:
Filmin en ikonik sahnesi olan ve Alec Baldwin’in canlandırdığı Blake’in “Coffee is for closers” (Kahve sadece satışı bitirenler içindir) nutku, aslında David Mamet’in orijinal oyununda yoktur; film için özel olarak yazılmıştır. Baldwin, sadece 8 dakika süren bu sahne için sete gelmiş ve sinema tarihinin en unutulmaz monologlarından birine imza atarak filmin kültleşmesini sağlamıştır.
Bir diğer şaşırtıcı bilgi ise, oyuncu kadrosunun film çekimleri boyunca kendilerine “Death of a Salesman” (Satıcının Ölümü) ekibi lakabını takmış olmalarıdır. Oyuncular, projenin kalitesinden o kadar etkilenmişlerdir ki, birçoğu standart ücretlerinin çok altında bir rakama oynamayı kabul etmiştir. Ayrıca, filmdeki performansıyla Al Pacino o yıl hem bu filmle “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” hem de Scent of a Woman ile “En İyi Erkek Oyuncu” dalında aynı anda Oscar’a aday gösterilerek nadir bir başarıya imza atmıştır.
KÜNYE:
| Başlık | Bilgi |
| Yönetmen | James Foley |
| Yapımcı | Jerry Tokofsky, Stanley R. Zupnik |
| Senarist | David Mamet (Kendi oyunundan uyarlama) |
| Oyuncular | Al Pacino, Jack Lemmon, Alec Baldwin, Ed Harris, Alan Arkin, Kevin Spacey |
| Müzik | James Newton Howard |
| Görüntü Yönetmeni | Juan Ruiz Anchía |
| Kurgu | Howard E. Smith |
| Stüdyo | New Line Cinema |
| Yapım Yılı | 1992 |
| Tür | Dram, Suç |
| Süre | 100 Dakika |
| Ülke / Dil | ABD / İngilizce |
FRAGMAN:
DAHA FAZLASI:
-
Rotten Tomatoes: Glengarry Glen Ross RT
-
Wikipedia: Glengarry Glen Ross Wikipedia
