
KONU:
Prestijli bir hazırlık okulunda burslu okuyan ve biraz “saf” bir genç olan Charlie Simms (Chris O’Donnell), Noel tatili masraflarını karşılamak için geçici bir işe girer. Görevi; kör, emekli ve oldukça huysuz Albay Frank Slade’e (Al Pacino) birkaç gün refakat etmektir. Ancak Albay’ın sıradan bir tatil planı yoktur; o, hayatının son büyük “şovunu” yapmak için New York’un en lüks otellerinde geçen, pahalı restoranlar ve hızlı arabalarla süslü çılgın bir hafta sonu planlamıştır. Charlie, başlangıçta korktuğu bu sert adamın dünyasına girdikçe, Albay’ın öfkesinin ardındaki derin yalnızlığı ve yaşamla olan pamuk ipliği bağını fark eder. Film, bu zıt karakterlerin bir hafta sonu boyunca birbirlerine onur, sadakat ve yaşama sevinci adına öğrettikleri üzerine kurulu, kalbe dokunan bir yolculuktur.
YORUM (Spoiler İçermez):
Scent of a Woman, bir yeniden çevrim (1974 yapımı İtalyan filmi Profumo di donna) olmasına rağmen, Martin Brest’in yönetimi ve Al Pacino’nun karizmasıyla başlı başına bir fenomene dönüşmüştür. Filmin sinematografisi, New York’un ışıltılı ve soğuk kış atmosferini, bir otelin görkemi ile bir Ferrrari’nin hız tutkusu arasında dengeleyerek sunar. Ancak teknik tüm unsurlar, Pacino’nun performansının gölgesinde kalmayı adeta kabul etmiştir. Pacino, görme engelli bir adamı canlandırırken sadece gözlerini değil, sesini, bastonunu ve vücut dilini birer enstrüman gibi kullanarak karakterin hem trajedisini hem de otoritesini hissettirir.
Filmin sosyal etkisi, özellikle genç bir bireyin ahlaki ikilemleri ile yaşlı bir adamın tükenmişlik sendromunu kesiştirmesiyle güçlenir. Meşhur “tango sahnesi”, sinema tarihinin en zarif ve teknik olarak kusursuz anlarından biridir; müziğin (Thomas Newman’ın dokunuşları ve Carlos Gardel’in klasiği) ve dansın, fiziksel bir engeli nasıl aştığını kanıtlar. Ayrıca filmin finalindeki o meşhur savunma konuşması, sadece bir okul disiplin kuruluna değil, hayatın haksızlıklarına karşı yapılmış epik bir manifestodur. Sanat yönetimi, zenginlik ile ruhsal boşluk arasındaki tezatı, Albay’ın kaldığı süitlerden evindeki bakımsız odaya kadar her detayda hissettirir. Bu film, bir adamın yeniden görmeye başlamasının hikayesidir; ama gözleriyle değil, yüreğiyle.
Puanım: 7,8/10
BONUS:
Al Pacino, bu filmdeki performansıyla tam yedi kez eli boş döndüğü Oscar töreninden nihayet “En İyi Erkek Oyuncu” heykelciğiyle ayrılmıştır. Pacino, rolüne o kadar konsantre olmuştur ki, çekimler sırasında gerçekten kör olduğuna dair duyularını inandırmak için set aralarında bile gözlerini odaklamamayı sürdürmüş ve bir keresinde bir çukura düşerek kornea tabakasını zedelemiştir.
Efsanevi tango sahnesi için Al Pacino ve partneri Gabrielle Anwar tam iki hafta boyunca prova yapmışlardır. Ayrıca, Charlie rolü için o dönemde henüz çok genç olan Matt Damon, Ben Affleck ve Brendan Fraser gibi isimler de seçmelere katılmış; ancak rol, Al Pacino ile kurduğu o sessiz uyum sayesinde Chris O’Donnell’a gitmiştir. Albay’ın kullandığı Ferrari sahnesindeki sürüş gerçek hıza yakındır ve o sahnede Pacino’nun gerçekten göremeyerek araba kullanması set ekibine oldukça gergin anlar yaşatmıştır.
KÜNYE:
| Başlık | Bilgi |
| Yönetmen | Martin Brest |
| Yapımcı | Martin Brest |
| Senarist | Bo Goldman |
| Oyuncular | Al Pacino, Chris O’Donnell, James Rebhorn, Philip Seymour Hoffman |
| Müzik | Thomas Newman |
| Görüntü Yönetmeni | Donald E. Thorin |
| Kurgu | William Steinkamp, Michael Tronick |
| Stüdyo | Universal Pictures |
| Yapım Yılı | 1992 |
| Tür | Dram |
| Süre | 156 Dakika |
| Ülke / Dil | ABD / İngilizce |
FRAGMAN:
DAHA FAZLASI:
-
Rotten Tomatoes: Scent of a Woman RT
-
Wikipedia: Scent of a Woman Wikipedia
