
KONU:
1950’lerin Liverpool’unda, 11 yaşındaki Bud’ın (Leigh McCormack) dünyasına konuk oluyoruz. Babasını kaybetmiş olan Bud, sevgi dolu annesi ve kardeşleriyle korunaklı bir limanda yaşarken, dış dünya onun için sinemanın büyülü ışıkları ve radyo dalgalarıyla anlam kazanır. Yönetmen Terence Davies, kendi çocukluğundan yola çıkarak kurguladığı bu hikayede, geleneksel bir olay örgüsünden ziyade anların hissiyatına odaklanır. Bud’ın okulda yaşadığı yabancılaşma, kilisenin üzerindeki baskısı ve sinema salonlarının sunduğu o eşsiz kaçış alanı, Davies’in lirik anlatımıyla birleşir. Başroldeki genç yetenek Leigh McCormack, içe dönük ve gözlemci çocuk profilini sessiz bir güçle yansıtırken, film bizi bir büyüme hikayesinden çok, zamanın geçişine dair bir ağıda davet eder.
YORUM (Spoiler İçermez):
The Long Day Closes, sinema tarihinde “şiirsel gerçekçilik” denilince akla gelen en rafine örneklerden biridir. Terence Davies, bu filmde kamerayı bir kayıt cihazı olarak değil, bir anı defteri gibi kullanır. Filmin en çarpıcı yanı, sinematograf Mick Coulter ile yaratılan ışık oyunlarıdır; toz zerrelerinin havada uçuştuğu sahnelerden, tavan pencerelerinden süzülen hüzünlü ışığa kadar her kare bir tabloyu andırır. Davies’in sinema dili, katı bir kurgu yerine müziğin ritmiyle akar. Filmde diyaloglardan çok, popüler şarkıların ve klasik eserlerin sahnelerle kurduğu organik bağ ön plandadır.
Sosyal açıdan bakıldığında, savaş sonrası İngiltere’sinin işçi sınıfı mahalle kültürünü, dinin birey üzerindeki melankolik etkisini ve toplumsal aidiyet çabasını derinden hissederiz. Ancak yönetmen bu unsurları bir ajitasyon aracı olarak değil, Bud’ın iç dünyasını şekillendiren taşlar olarak sunar. Filmdeki “halı sahnesi” veya kameranın kiliseden sinemaya süzüldüğü o meşhur geçişler, teknik bir ustalıktan ziyade bir vizyonun dışa vurumudur. The Long Day Closes, modern sinemanın hızlı kurgusuna bir başkaldırı niteliğinde; izleyiciyi yavaşlamaya, dinlemeye ve kendi geçmişindeki o “uzun günlerin” sesini duymaya zorlayan zamansız bir başyapıttır.
Puanım: 7,7/10
BONUS:
Film, 1992 yılında Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışmış ve o günden bu yana eleştirmenlerin “gelmiş geçmiş en iyi İngiliz filmleri” listelerinden hiç düşmemiştir. İlginç bir bilgi olarak; filmde kullanılan müziklerin telif hakları, toplam bütçenin neredeyse yarısını oluşturmuştur. Terence Davies, müziğin filmin ruhu olduğunu savunarak bu konuda asla taviz vermemiştir.
Ayrıca, başrol oyuncusu Leigh McCormack aslında profesyonel bir oyuncu değildi; Davies onu yüzündeki o hüzünlü ve meraklı ifadeyi gördüğü an binlerce çocuk arasından seçmiştir. Bir diğer az bilinen detay ise filmin, Davies’in “Liverpool Üçlemesi” olarak adlandırılan otobiyografik serisinin doruk noktası kabul edilmesidir; yönetmen bu filmle kendi çocukluğuna vedasını en estetik haliyle gerçekleştirmiştir.
KÜNYE:
| Başlık | Bilgi |
| Yönetmen | Terence Davies |
| Yapımcı | Olivia Stewart, Angela Topping |
| Senarist | Terence Davies |
| Oyuncular | Leigh McCormack, Marjorie Yates, Anthony Watson, Nicholas Lamont |
| Müzik | Robert Lockhart (Seçilmiş Eserler: Nat King Cole, Mahler vb.) |
| Görüntü Yönetmeni | Mick Coulter |
| Kurgu | William Diver |
| Stüdyo | British Film Institute (BFI), Film Four International |
| Yapım Yılı | 1992 |
| Tür | Dram, Biyografi |
| Süre | 85 Dakika |
| Ülke / Dil | Birleşik Krallık / İngilizce |
FRAGMAN:
DAHA FAZLASI:
-
Rotten Tomatoes: The Long Day Closes RT
-
Wikipedia: The Long Day Closes Wikipedia
