İçeriğe geç
Anasayfa » BLOG » Robotlarla Savaşmalı mıyız?

Robotlarla Savaşmalı mıyız?

Geçtiğimiz hafta Reuters’ta yer alan bir haber, otomotiv sektöründe sessizce büyüyen bir gerilimi görünür kıldı. Hyundai Motor’un Güney Kore’deki sendikası, şirketin üretim hatlarına humanoid (insan benzeri) robotlar entegre etme planına karşı uyarıda bulundu. Sendikaya göre bu adım, doğrudan istihdamı tehdit ediyor. Hyundai ise robot yatırımlarını verimlilik, güvenlik ve uzun vadeli rekabet gücü çerçevesinde değerlendiriyor.

Haberde dikkat çeken nokta yalnızca “otomasyon artıyor” gerçeği değil. Hyundai, Boston Dynamics’i bünyesine kattıktan sonra insansı robot teknolojisini ölçeklemeye hazırlanıyor. Yani mesele sıradan bir üretim hattı otomasyonu değil; insan formunda robotların fabrika içinde aktif rol üstlenmesi. Bu, sembolik olarak da güçlü bir eşik: Makine artık kol değil, “işçi formu” alıyor.

Hyundai örneğinden yola çıkarak yapılan kaba hesaplamalara göre; bir “robot işçinin maliyeti, bir “insan işçiye göre %70’lere varan oranda daha düşük ki bu hiçbir fabrikanın kayıtsız kalamayacağı bir maliyet verimliliği anlamına geliyor.

Bu Neden Şimdi Oluyor?

Bu hamle, küresel ekonomik konjonktürden bağımsız değil. Trump döneminde başlayan ticaret savaşları ve korumacı politikalar, çok uluslu şirketleri üretim coğrafyasını yeniden düşünmeye zorladı. ABD pazarına erişim için yerel üretim baskısı arttı. Hyundai gibi şirketler için ABD’de kapasite artırmak artık yalnızca ticari değil, siyasi bir zorunluluk.

Ancak burada kritik bir çelişki var: ABD’de üretim yapmak pahalı. İşçilik maliyetleri yüksek, sendikal örgütlenme güçlü ve hukuki yükümlülükler ağır. Bu ortamda rekabetçi kalmanın yolu, insan maliyetini sınırlamaktan geçiyor. Humanoid robotlar tam da bu noktada devreye giriyor.

Ticaret savaşlarının vaat ettiği “yerli üretim ve istihdam artışı” ile şirketlerin uyguladığı “yüksek otomasyon” stratejisi aynı yöne bakmıyor. Fabrika kurulabilir; fakat o fabrikanın içinde kaç insan çalışacağı ya da insan çalışıp çalışmayacağı (karanlık fabrika) artık ayrı bir mesele.

Üretim Geri Gelirken Emek Zayıflıyor

Sanayi tarihinin büyük bölümünde üretim artışı, istihdam artışıyla birlikte anılırdı. Yeni tesis demek, yeni iş demekti. Bugün bu denklem kırılıyor. Yüksek otomasyonlu tesisler daha az insanla çok daha fazla üretim yapabiliyor. Verimlilik artışı doğrudan ücret artışına ya da istihdam genişlemesine dönüşmeyebiliyor.

Hyundai örneği bu dönüşümün somut bir göstergesi. Şirket, küresel rekabet baskısı ve jeopolitik riskler nedeniyle üretim ağını yeniden yapılandırırken, aynı anda insan bağımlılığını azaltmaya çalışıyor. Sendikanın tepkisi bu yüzden sadece “iş kaybı” korkusu değil; üretim modelinin değiştiğine dair bir farkındalık.

Robotlarla Savaşmak mı, Gerçekle Yüzleşmek mi?

“Robotlarla savaşmalı mıyız?” sorusu duygusal olarak çekici ama analitik olarak eksik. Robotlar şirketlerin tercihi değil, içinde bulundukları rekabet ortamının sonucu. Küresel ticaret baskısı, maliyet yarışı ve siyasi belirsizlik, firmaları daha öngörülebilir ve kontrol edilebilir üretim modellerine itiyor.

Asıl mesele şu: Otomasyonun sağladığı kazanç nasıl dağıtılacak?

Eğer robotlar sayesinde üretim artıyor fakat ücretli kesimin gelir gücü aynı oranda artmıyorsa, ticaret savaşlarının toplumsal karşılığı zayıf kalır. Devlet “üretim geri döndü” diyebilir; şirket “yatırım yaptım” diyebilir; ancak aon kertede vatandaş kendi gelirine bakar.

Bu noktada tartışma teknoloji karşıtlığı değil, gelir paylaşımı meselesidir. İnsansı robotlar üretimin yeni bir aşaması olabilir. Fakat bu aşamanın sonuçları siyasi tercihlerle şekillenir.

Sonuç

Hyundai’deki sendika-şirket gerilimi, tek bir firmanın iç meselesi değil. Bu olay, ticaret savaşları, sanayi milliyetçiliği ve robotik üretimin kesiştiği yeni ekonomik dönemin işareti. Hyundai’ninm sağlayacağı maliyet avantajı elbette rakiplerini de hızla bu alana yönelmeye itecektir. Fabrikalar gerçekten geri geliyor olabilir. Ancak o fabrikaların içinde insanın rolü küçülüyorsa, ulusal sanayi politikalarının vatandaşın hayatını iyileştirmesi mümkün değildir. Robotlarla savaşmak kolay bir slogan üretir. Asıl zor olan, robotların olduğu bir ekonomide insanın yerini yeniden tanımlayabilmek ve bunu insan hakları odağında yapabilmek.

Yorum Yapın...

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.