BİR ZAMANLAR SAVAŞÇIYDILAR (ONCE WERE WARRIORS) 1994
Bir Zamanlar Savaşçıydılar, Yeni Zelanda’nın kalbinden yükselen öfkeli ve kederli bir çığlık. İizledikten sonra etkisinden kurtulmanın kolay olmadığı, sinemanın dürüstlük sınavlarından biri.
KONU:
Yeni Zelanda’nın varoşlarında, beton yığınları arasına sıkışmış bir Maori ailesinin trajedisine tanıklık ediyoruz. Soylu bir savaşçı geçmişinden gelen Maorilerin, modern dünyanın kıyısında nasıl yozlaştığını, işsizlik, alkol ve şiddet sarmalında nasıl kaybolduğunu Beth ve Jake Heke çifti üzerinden izliyoruz. Ailenin reisi “Kaslı” Jake, öfkesini kontrol edemeyen ve şiddeti bir hayatta kalma mekanizması sanan bir adamdır; Beth ise çocuklarını bu yıkımdan korumaya çalışan, ailesinin kadim onurunu hatırlayan dirençli bir kadındır. Film, bir yandan parçalanan bir ailenin dramını anlatırken, diğer yandan kimlik kaybının ve kültürel yozlaşmanın yarattığı toplumsal yıkımı iliklerinize kadar hissettiriyor. Başrollerdeki Rena Owen ve Temuera Morrison’ın performansları, oyunculuğun ötesinde adeta birer yaşanmışlık belgesi niteliğindedir.
YORUM (Spoiler İçermez):
Bir Zamanlar Savaşçıydılar, sadece Yeni Zelanda sinemasının değil, dünya sinemasının en sert ve gerçekçi yapımlarından biridir. Yönetmen Lee Tamahori, şiddeti bir estetik unsur olarak değil, karakterlerin çaresizliğinin ve kültürel köksüzlüğünün kaçınılmaz bir sonucu olarak karşımıza diker. Filmin sinematografisi, Maorilerin dövme (moko) kültürüyle modern kentin kasvetli griliğini sert bir tezatla birleştirir. Yakın plan çekimler, karakterlerin yüzündeki her bir acı ve öfke çizgisini devleştirirken, filmin hızı izleyiciye nefes alacak alan bırakmaz. Sanat yönetimi, kentin kirli ve tekinsiz atmosferini yaratmakta muazzam bir iş çıkarırken; Murray Grindlay’in müzikleri, Maori ruhunun o derin, mistik yankısını modern ritimlerle harmanlayarak filmin duygusal yükünü ağırlaştırır. Sosyal etkisi bakımından bu film, Yeni Zelanda toplumunda Maorilerin maruz kaldığı sistemik sorunların ve aile içi şiddetin tartışılmasında bir kırılma noktası olmuştur. Jake karakteri, sinema tarihindeki en korkutucu ama aynı zamanda trajik figürlerden biridir; onun yıkıcılığı aslında unutulmuş bir kimliğin yanlış yöne sapmış bir patlamasıdır. Beth karakteri ise sinema tarihinin en güçlü kadın figürlerinden biri olarak, küllerinden doğan bir kültürün sembolüdür. Bu film, bir “savaşçı” olmanın kas gücüyle değil, ruhun asaletiyle ilgili olduğunu tokat gibi çarpan bir başyapıttır. Puanım: 8,5/10
BONUS:
Film, Alan Duff’ın aynı adlı sarsıcı romanından uyarlanmıştır ve Yeni Zelanda’da vizyona girdiğinde o güne kadarki tüm hasılat rekorlarını altüst ederek Jurassic Park’ı bile geride bırakmıştır.
“Kaslı” Jake rolüyle efsaneleşen Temuera Morrison, bu roldeki performansıyla o kadar dikkat çekmiştir ki, yıllar sonra Star Wars evreninde Jango ve Boba Fett karakterlerine hayat vermesi için seçilmiştir.
Filmde çete üyelerini canlandıran figüranların bir kısmının gerçekten sokak çetelerinden seçilmiş olması, o çiğ ve tekinsiz atmosferin ne kadar gerçek bir temele dayandığını kanıtlar niteliktedir. Film, Venedik Film Festivali başta olmak üzere katıldığı birçok festivalden ödülle dönmüştür.
KÜNYE:
| Başlık | Bilgi |
| Yönetmen | Lee Tamahori |
| Yapımcı | Robin Scholes |
| Senarist | Riwia Brown (Alan Duff’ın romanından) |
| Oyuncular | Rena Owen, Temuera Morrison, Mamaengaroa Kerr-Bell, Julian Arahanga |
| Müzik | Murray Grindlay, Murray McNabb |
| Görüntü Yönetmeni | Stuart Dryburgh |
| Kurgu | Michael Horton |
| Stüdyo | Communicado Productions |
| Yapım Yılı | 1994 |
| Tür | Dram, Suç |
| Süre | 102 Dakika |
| Ülke / Dil | Yeni Zelanda / İngilizce, Maorice |
FRAGMAN: