Son birkaç yıldır yapay zeka teknolojisi, küresel düzeyde en tartışmalı konularından biri haline geldi. Gün geçtikçe daha fazla alanda kullanılmaya başlanan bu teknoloji, insanlık için büyük fırsatlar sunarken, ciddi endişelere de sebep oluyor. Örneğin, yapay zekanın sağlık, finans ve ulaşım gibi sektörlerde verimliliği artırma potansiyeli büyük bir heyecanla karşılanırken, istihdam üzerindeki olumsuz etkileri, yapay zeka önyargısının doğurabileceği ayrımcılık ve hak ihlalleri, kişisel veri gizliliği, gözetim, sentetik içerikler ile dezenformasyon gibi sorunlar da gündeme geliyor. Özellikle büyük teknoloji şirketlerinin bu alandaki hakimiyeti, teknolojinin toplum üzerindeki etkilerini ve iktidar ilişkilerini yeniden düşünmeyi zorunlu kılıyor. Bu bağlamda, Daron Acemoğlu* ve Simon Johnson’ın** birlikte kaleme aldıkları “İktidar ve Teknoloji” kitabı, teknolojinin tarihsel süreçte nasıl kontrol edildiğini ve bu kontrolün toplumsal eşitsizliklere nasıl yol açtığını birçok tarihsel örnek ile inceleyerek, gelecekte daha demokratik ve eşitlikçi bir teknolojik düzenin nasıl kurulabileceği üzerine bir ‘vizyon’ sunuyor.