İçeriğe geç

Sanat Yapıtı Üzerine Adorno ve Benjamin Tartışması

Thedor W. Adorno ile Walter Benjamin 1923 yılında Frankfurt’ta tanışırlar. Daha sonra Benjamin’in Arkadlar projesi üzerine çalışmaya başlamasıyla birlikte (1928) , Adorno ile Benjamin arasında yoğun bir görüş alışverişi başlar. 1933 yılında Nazilerin iktidarı ele geçirmesiyle birlikte Adorno İngiltere’ye, Benjamin Paris’e yerleşir.  İkili arasındaki ilişki buluşmalarla ve mektuplarla sürer. Adorno, Benjamin’in yeni çalışmasıyla ilgili eleştirileri… Sanat Yapıtı Üzerine Adorno ve Benjamin Tartışması

Jean Genet: Bir Kez Oğlancı İki Kez Filozof

Jean Genet’nin homoseksüelliğe karşı tavrı, hızlı hayatının birçok evresinde değişimlere uğradı. Bununla birlikte, içinde yaşadığı toplumdaki değişimler de onun fikirlerini derinden etkiledi. Romanlarında, ıslahevinde ve hapishane öğrendiği homoseksüel rolleri ve homoseksüelliğin sado-masoşistik biçimlerini sundu. Hapishanelerdeki şiddeti bahane ederek, erkek/mahkum dünyasında homoseksüelliğe karşı savaşan tüm muhafazakarlara karşı Genet, tek başına sistemi savundu. “Bana göre, ben seçilmiş… Jean Genet: Bir Kez Oğlancı İki Kez Filozof

Marshall McLuhan

Herbert Marshall McLuhan 1928’de mühendis olma amacıyla girdiği Wisconsin Üniversitesinden 1934’de mezun oldu. Aynı üniversitede İngiliz edebiyatı üzerine yüksek lisans yaptı. 1936-37 arasında Wisconsin Üniversitesi’nde, 1937-1944 yılları arasında ise St. Louis Universitesi’nde dersler verdi. Dersleri genellikle Amerikan popüler kültürünü çözümlemeye yönelikti. Cambridge Üniversitesi’nde 1939’da ikinci yüksek lisansını tamamladı. İngiliz satirist Thomas Nashe üzerine yazdığı doktora… Marshall McLuhan

Kendi Halinde Bir Adamdı…

Sıradan Bir Gündü (He Was A Quite Man, 2007), American Yakuza (1993) ve No Way Back (1995) gibi iki sıradan aksiyon filmi yapmış, Constantine (2005) gibi başarısız bir çizgi roman uyarlamasının senaryo ekibinde yer almış Frank A. Cappello’nun çektiği bağımsız bir film. Yönetmenin yaptıklarına bakıldığında senaryosunu da kendi yazdığı bu film, filmografisinde ayrıksı bir yere… Kendi Halinde Bir Adamdı…

Buñuel’in Altın Çağı’ı

İzleyiciye vermek istediğim en temel düşünce şudur: Hiçbir zaman mümkün olan dünyaların en iyisinde yaşadığımız inancına kapılınmamalıdır, çünkü böyle değildir.   Luis Buñuel HARCI DIŞKI OLAN BİR MEDENİYETİN MAHKUMİYETİ Buñuel ilk filmi Endülüs Köpeği’nin (Un Chien Andalou, 1929) başarısından cesaret alarak yeni bir film yapmak için kolları sıvar. Bu kez Gerçeküstücü teknikleri ve temaları kullanma konusunda… Buñuel’in Altın Çağı’ı