İçeriğe geç

Çizgi ile Edebiyatın Beklendik Karşılaşması: Deli Gücük

Memleketimizde çizgi roman muhabbeti açılınca nostaljik bir hava hasıl olur. Altmışların, yetmişlerin çocukluk kahramanları hatırlanmaya başlanır. Tommiks, Teksas, Zagor, Mandrake… Söz yerli çizgi romana gelince Tarkan, Kara Murat, Yüzbaşı Volkan akla ilk gelenlerdendir. Sanki bahsedilen çocukluğumuzda kalmış bir ramazan eğlencesi, bir düğün adetidir. Böyle bakılır çizgi romana: Sahaf raflarında karşılaşılan eski bir dost, kültürel tarihimizin… 

Çizgi Roman Kültürdür!

Dokuz yaşındaydım. İki erkek çocuklu memur ailelerinin çoğunda olduğu gibi, “küçük olan biraz daha büyüsün ikisini birden kestiririz” mantığının kurbanıydım. Yaşıtlarımın birçoğu sünnet olmuştu ve beni korkutmak için pek nahoş şeyler anlatıyorlardı. Bir taraftan utanç duygusuyla bu ‘fazlalıktan’tan en kısa zamanda kurtulmak istiyor, diğer taraftan içimde büyüyen kesilme endişesini bastıramıyordum. Uzatmayayım, kestiler. Cümbüşlü, kalabalık bir… 

Çizgi Roman Yazmak Ne Menem Bir İştir

Son yıllarda yerli çizgi roman yayıncılığının önündeki engeller tartışılırken ortaya sürülen fikirlerden biri de hikaye yokluğu, daha yapısal bir yaklaşımla yazar eksikliği. Hikaye yokluğu, sadece çizgi romanın değil, sinemanın ve televizyon dizilerinin de sorunuymuş gibi duruyor ama farklı kültürlerin birlikte yaşadığı, zengin ve değişken bir gündemi, bol toplumsal sorunları, dalgalı bir siyasi hayatı ve uzun… 

Dark City: I Don’t Like the Drugs But Drugs Like Me!

Hegemonya kavramı ilk olarak milletlerarası ilişkilerde siyasal yönetim ve egemenlik anlamında kullanılmaya başlandı. Neo-Marksist yaklaşımlar, kavramı toplumsal sınıflar arasındaki ilişkileri kapsayacak şekilde yeniden tanımladılar. Ve nihayet, Gramsci yönetim ve hegemoya kavramları arasında bir ayrım yaparak, toplumların bunalım dönemleri dışındaki olağan durumlarda toplumsal, siyasal ve kültürel güçler arasındaki iç içe geçmiş karmaşık ilişkileri hegemonya kavramı ile… 

Günah Şehri’nin Azizeleri

Son yıllarda hikaye sıkıntısı çeken Hollywood yapımcıları, tabir-i caizse maden bulmuş gibi çizgi romanlara yöneliyorlar. Büyük bütçeler özellikle Marvel’in süper kahramanlarını konu alan filmlere akıtılmaya başladı. Örümcek Adam, Fantastik Dörtlü, X-Men, Daredevil gibi filmler, çizgi roman severleri pek tatmin etmese de gişede büyük başarılar kazanıyor. Ancak bu uyarlamalardan biri var ki, sadece bir çizgi roman… 

Button 3 Slumdog 8

Yıl 1995, Oscar ödül töreninde iki film kapışıyordu. Bunlardan biri gösterime girmesiyle birlikte Holywood sinemasında devrim etkisi yaratmış; dokuz milyon dolar gibi Holywood standartlarına göre mütavazi bütçesine rağmen sağlam oyuncuları biraraya toplamış; yaptığı gişe hasılatı ile gelmiş geçmiş en çok kazandıran filmlerden biri olmuş; özel efekt, makyaj teknikleri, yeni nesil kameralar gibi sinemayı teknolojiye indirgeyen… 

Ben ki Abdülcanbaz’ım…

Türk Çizgi Romanın en kendine özgü, şaşırtıcı, renkli karakterlerinden biridir Abdülcanbaz. Yaratıcısı Turhan Selçuk’un ifadesiyle, “o her çağda halkın özlemini duyduğu, hayallerinde yaşattığı efsanevi bir tiptir. Bazen masal dünyalarında, bazen günümüzde sürdürür yaşantısını, bazen de uzayı adımlar.” Gerçekten de Abdülcanbaz maceraları zaman ve mekan tanımaz. Kimi buzullarda kimi yerin yedi kat altında kimi de uzayda… 

Arap Baharı ve Sosyal Medya

Arap Baharı 18 Aralık 2010’da Tunus’ta başlayarak, Cezayir, Mısır, Libya, Bahreyn, Ürdün, Yemen ve Suriye’de büyük çapta; Moritanya, Suudi Arabistan, Umman, Irak, Lübnan ve Fas’ta küçük çapta olmak üzere tüm Arap Dünyası’nda baş gösteren mitingler, protesto gösterileri ve halk ayaklanmalıdır. Protestolar, Arap Dünyası’nda başta gelen sorunlardan olan işsizlik, enflasyon, siyasi yozlaşma, ifade özgürlüğü, usulsüzlükler ve… 

Sosyal Medyada Siyasal İletişim Nasıl Olmalı?

Sosyal ağlar seçim dönemlerinde siyasetçiler ve siyasi partiler tarafından oldukça yoğun bir şekilde kullanılıyor. Birçok ülkede, bu ağlar seçim kampanyalarında en önemli iletişim ve propaganda aracı haline geldiler. Sosyal medya sitelerinin aşağı yukarı 15 senedir hayatımızda olmasına ve Facebook, Twitter gibi en çok kullanılanlarının yaklaşık olarak 5 senedir popüler olmasına rağmen, bu siteler kısa sürede… 

Frost/ Nixon ve Bush ve Çiller

Ron Howard, Apollo 13 (1995), Akıl Oyunları (A Beautiful Mind, 2001), Cindrella Man (2005) gibi Akademi üyelerinin sevdiği filmler ile Ransom (1996), Grinch (How the Grinch Stole Christmas, 2000) Da Vinci’nin Şifresi (The Da Vinci Code, 2006) gibi gişe canavarı filmleriyle tanınan, tiyatro (Broadway) kökenli bir yönetmen. Frost/Nixon filmiyle de bu özelliklerini harmanlamış ve ortaya… 

Namaste!

Bütün bu boyalı dünyada, görüntülerin birbiri ardına akıp gittiği, hafızanın gittikçe sınırlandığı, zayıfladığı bir dönemde insanların canı sanki daha fazla sıkılıyor. Artık herşeyden çabuk bıkıyoruz, hemen yenisi gelsin istiyoruz, bizi eğlendirecek yeni bir şey arayışımız bir türlü sona ermiyor. Belki de bütün suçu televizyona atmak lazım. Şu an ismini hatırlayamadığım eski bir bilim-kurgu filminde görmüştüm.… 

Truman Show

Truman Show, Truman Burbank isimli orta yaşlı bir adamın küçük yaştan itibaren bir film şirketinin himayesine girmesi, (ya da şirket tarafından sahiplenilmesi) ve hayatının tümünün, kurmaca bir mekan içinde 24 saatlik bir televizyon şovuna dönüştürülmesi üzerine kurulu, medyanın toplumu manipüle etmesi ve özgür seçim üzerine birtakım temalar üzerinde gelişen bir film. Bu şovda, Truman büyük… 

Tank Girl

1980’lerin ortalarında, Helen Slater’ın oynadığı Super Girl filmi vizyondaydı. Philip Bond ve Alan Martin adlı iki İngiliz veledi Universiy Smalls adını verdikleri guruplarıyla, Rocket Girl adlı new wave klasiğini çalıyorlardı. Bu ‘girl’ mevzusu televizyondan pop şarkılarına, filmlerden çizgi romanlara kadar her yere sıçramıştı. Material Girl, Girl Riots, Hannibalistic Girls, Girls,Girls, Girls… Bond, Martin’i kendisi gibi… 

Gıda Lmt. ya da Bırakınız Yapsınlar…

9. AFM Bağımsız Filmler Festivalin’de gösterilen Gıda Ltd (Food Inc.) adlı belgesel ne yediğimiz ve gelecekte neler yemek durumunda kalacağımız konusunda tekrar düşünmeme sebep oldu. Belgesel, ABD’deki gıda sektörünün geldiği durumu önümüze seriyor. ‘Gelişmekte olan’ kapitalist bir ülkede yaşayanlar olarak ABD’deki durumlar bizi yakından ilgilendirmeli. Ne de olsa politikacısıyla, bürokratıyla yöneticilerimizin model aldığı neoliberal bir… 

Yoksa Ben Lanet Bir Kod muyum?

Önce, modern çağın düzenlemelerinin bir yaratımı olan insanın, bu düzenlemelerin çökmesiyle birlikte, denizin kıyısında kuma çizilmiş bir yüz gibi silinip gideceği öne sürüldü. Bütün hayallerin tüketildiği, tüm ütopyaların gerçekleştiği, tüm göstergelerin, biçimlerin ve arzuların kullanıldığı bir noktaya geldiğimizde, hala varolabilmek için tutunacak bir dal, inanacak bir ‘şey’, üzerinde durabileceğimiz bir zemin aramaya başladık. Bu karanlık,… 

Cehennemden Gelen Kız

Hell Girl ya da Japonca orjinal isminin (Jigoku Shōjo) tam çevirisiyle Cehennemden Gelen Kız Japonya TV’lerinde 2006-2008 tarihleri arasında gösterilen bir anime (japon çizgi filmi) serisi. Her bölüm tek bir hikayeden oluşuyor. Animelerin genel eğilimine uygun olarak çoğunlukla 13-14 yaşındaki öğrencilerin başından geçen, okul içinde ve çevresinde gelişen olayları konu alıyor. Her bölümün başında bölüm… 

Westworld: Batı Dünyasında Yeni Bir Şey Var!

Yul Brynner çocukluğumda beni en çok etkileyen yabancı oyunculardan biriydi. Bir kere her zaman dazlaktı (Daha sonraları saçlı hallerini de gördüm tabi). Ancak asıl etki gözlerindeydi. Tuhaf hatta korkutucu bakıyordu. Fakat bir taraftan da, özellikle güldüğü zamanlar sempatik görünüyordu. Sanki gözlerinden kimi zaman kara kimi zaman beyaz bulutlar geçiyor, zaman zaman da şimşekler çakıyordu. Yakışıklı… 

Delirant Isti Romani*

“Milatan önce 50 yılı. Galya tamamen Romalıların işgali altındadır. Hemen hemen… Yenilmez Galyalıların yaşadığı küçük bir köy, işgalcilere hâlâ kafa tutmaktadır…” Yarım yüzyıl önce Asteriks’in ilk macerası bir Galya haritası üzerine yazılmış bu satırlarla başladı. Haritada bir bölge büyüteç altına alınmıştı. Bu bölge, yenilmez Galyalıların yaşadığı, etrafı tahta çitlerle çevrilmiş deniz kıyısında küçük bir köyü,… 

Marshall McLuhan

Herbert Marshall McLuhan 1928’de mühendis olma amacıyla girdiği Wisconsin Üniversitesinden 1934’de mezun oldu. Aynı üniversitede İngiliz edebiyatı üzerine yüksek lisans yaptı. 1936-37 arasında Wisconsin Üniversitesi’nde, 1937-1944 yılları arasında ise St. Louis Universitesi’nde dersler verdi. Dersleri genellikle Amerikan popüler kültürünü çözümlemeye yönelikti. Cambridge Üniversitesi’nde 1939’da ikinci yüksek lisansını tamamladı. İngiliz satirist Thomas Nashe üzerine yazdığı doktora… 

Her Şey Aydınlandı!

Amerika Birleşik Devletleri’ni “süper” güç olma dışında diğer bütün ülkelerden farklılaştıran bir başka özelliği daha var, ABD bir göç ülkesi. Neredeyse tüm vatandaşlarının kökleri başka kıtalarda bulunuyor. Kökleri Amerika’da olan Kızılderililerin ise numune olarak sağ bırakılan ve itinayla asimile edilen birkaç bini dışında yok edildiklerini biliyoruz. Kurulduğu günden beri hatta kurulmadan önce bile Dünya’nın neredeyse…