İçeriğe geç

Cehennemden Gelen Kız

Hell Girl ya da Japonca orjinal isminin (Jigoku Shōjo) tam çevirisiyle Cehennemden Gelen Kız Japonya TV’lerinde 2006-2008 tarihleri arasında gösterilen bir anime (japon çizgi filmi) serisi. Her bölüm tek bir hikayeden oluşuyor. Animelerin genel eğilimine uygun olarak çoğunlukla 13-14 yaşındaki öğrencilerin başından geçen, okul içinde ve çevresinde gelişen olayları konu alıyor. Her bölümün başında bölüm… Cehennemden Gelen Kız

Westworld: Batı Dünyasında Yeni Bir Şey Var!

Yul Brynner çocukluğumda beni en çok etkileyen yabancı oyunculardan biriydi. Bir kere her zaman dazlaktı (Daha sonraları saçlı hallerini de gördüm tabi). Ancak asıl etki gözlerindeydi. Tuhaf hatta korkutucu bakıyordu. Fakat bir taraftan da, özellikle güldüğü zamanlar sempatik görünüyordu. Sanki gözlerinden kimi zaman kara kimi zaman beyaz bulutlar geçiyor, zaman zaman da şimşekler çakıyordu. Yakışıklı… Westworld: Batı Dünyasında Yeni Bir Şey Var!

Delirant Isti Romani*

“Milatan önce 50 yılı. Galya tamamen Romalıların işgali altındadır. Hemen hemen… Yenilmez Galyalıların yaşadığı küçük bir köy, işgalcilere hâlâ kafa tutmaktadır…” Yarım yüzyıl önce Asteriks’in ilk macerası bir Galya haritası üzerine yazılmış bu satırlarla başladı. Haritada bir bölge büyüteç altına alınmıştı. Bu bölge, yenilmez Galyalıların yaşadığı, etrafı tahta çitlerle çevrilmiş deniz kıyısında küçük bir köyü,… Delirant Isti Romani*

Marshall McLuhan

Herbert Marshall McLuhan 1928’de mühendis olma amacıyla girdiği Wisconsin Üniversitesinden 1934’de mezun oldu. Aynı üniversitede İngiliz edebiyatı üzerine yüksek lisans yaptı. 1936-37 arasında Wisconsin Üniversitesi’nde, 1937-1944 yılları arasında ise St. Louis Universitesi’nde dersler verdi. Dersleri genellikle Amerikan popüler kültürünü çözümlemeye yönelikti. Cambridge Üniversitesi’nde 1939’da ikinci yüksek lisansını tamamladı. İngiliz satirist Thomas Nashe üzerine yazdığı doktora… Marshall McLuhan

Her Şey Aydınlandı!

Amerika Birleşik Devletleri’ni “süper” güç olma dışında diğer bütün ülkelerden farklılaştıran bir başka özelliği daha var, ABD bir göç ülkesi. Neredeyse tüm vatandaşlarının kökleri başka kıtalarda bulunuyor. Kökleri Amerika’da olan Kızılderililerin ise numune olarak sağ bırakılan ve itinayla asimile edilen birkaç bini dışında yok edildiklerini biliyoruz. Kurulduğu günden beri hatta kurulmadan önce bile Dünya’nın neredeyse… Her Şey Aydınlandı!

Kendi Halinde Bir Adamdı…

Sıradan Bir Gündü (He Was A Quite Man, 2007), American Yakuza (1993) ve No Way Back (1995) gibi iki sıradan aksiyon filmi yapmış, Constantine (2005) gibi başarısız bir çizgi roman uyarlamasının senaryo ekibinde yer almış Frank A. Cappello’nun çektiği bağımsız bir film. Yönetmenin yaptıklarına bakıldığında senaryosunu da kendi yazdığı bu film, filmografisinde ayrıksı bir yere… Kendi Halinde Bir Adamdı…

Bad Taste

Peter Jackson 1983 yılında, elindeki iki üç sayfalık senaryo ile ilk uzun metrajlı filmini çekmeye karar verdiğinde, ne kadar zorlu bir yolculuğa çıktığını herhalde tahmin edemezdi.. Yerel bir gazetede muhabirlik yaparak kazandığı parayla, dört sene boyunca her hafta sonu bölük pörçük çektiği sahneleri birleştirdiğinde henüz filmin yarısı bile tamamlanmamıştı. Yeni Zellanda Film Komisyonu’na ilettiği yardım… Bad Taste

Buñuel’in Altın Çağı’ı

İzleyiciye vermek istediğim en temel düşünce şudur: Hiçbir zaman mümkün olan dünyaların en iyisinde yaşadığımız inancına kapılınmamalıdır, çünkü böyle değildir.   Luis Buñuel HARCI DIŞKI OLAN BİR MEDENİYETİN MAHKUMİYETİ Buñuel ilk filmi Endülüs Köpeği’nin (Un Chien Andalou, 1929) başarısından cesaret alarak yeni bir film yapmak için kolları sıvar. Bu kez Gerçeküstücü teknikleri ve temaları kullanma konusunda… Buñuel’in Altın Çağı’ı

Küresel Isınma Versus Mantar Tıpa

Bu sene yurdun batı bölgelerinde kış biraz hafif geçti ya, küresel ısınma medyamızın gündemine oturuverdi. Aslında gazete ve televizyonların gündemini her daim bir takım trendler belirliyor. Mesela geçen sene okulda şiddet başlığı altında bolca kavga eden öğrenci, yaralanan öğretmen haberleri sundular bize. Sanki daha önce böyle bir şey yokmuş da, birden öğrenciler galeyana gelip birbirlerine,… Küresel Isınma Versus Mantar Tıpa

Buñuel’in Endülüs Köpeği

Neden rüya gören bir insanın rüyasını ben de göremiyorum? Neden onun rüyasına girip onu değiştiremiyorum? Can sıkıcı bir durum bu. Ben sinema yaparak böyle bir engeli ortadan kaldırıyorum.     Luis Buñuel ANATOMİ MASASINDA ŞEMSİYE VE DİKİŞ MAKİNESİNİN KARŞILAŞMASI Buñuel’in sinema macerası o zamanlar yakın arkadaşı olan Salvador Dali’nin düşlerden yola çıkarak bir film yapma önerisini kabul… Buñuel’in Endülüs Köpeği

Buñuel Sinemasının O Gizemli Çekiciliği

Buñuel’e söylemediklerini bırakmadılar; -hain, anarşist, sapık, kirletici, put kırıcı. Ama çılgın demeye dilleri varmadı. Gerçi filmlerinde betimlediği çılgınlık, ama bu çılgınlık onun eseri değil, onbin yıllık uygarlığın sonunda insanlığın vardığı nokta. Henry Miller Buñuel sinemasının özellikleri onun sosyal yaşantısı ve entellektüel geçmişi göz önünde alınarak incelendiğinde, hayatının ilk 17 senesinde içinde yaşadığı geleneksel değerlere bağlı,… Buñuel Sinemasının O Gizemli Çekiciliği

Paranormal Activity

Paranormal Activity (2007), daha önce hiç sinema deneyimi olmayan Oral Peli’nin ilk yönetmenlik denemesi. Hayaletlerden korkan Peli uykudayken evde neler olup bittiğini merak etmiş ve evini kameralarla donatmış. Daha sonra bundan iyi bir film çıkar diyerek işe koyulmuş. Uzun bir süre evinin dekorasyonunu değiştirmekle uğraştıktan sonra yedi gün içinde senaryosuz bir şekilde arkadaşlarıyla birlikte bu… Paranormal Activity

Devrilen Vagonlar…

Devrilen vagonların çevresinde panik halinde oradan oraya koşuşturan insanlar. Panik, vahşet, parçalanan insan bedenleri. Hız yapmak için tasarlanmış vagonlar, sanki bir daha yerlerinden kımıldamayacakmış gibi duruyorlar. 20. Yüzyılın dinozor fosillerini andırıyorlar. İnsan neden hıza ihtiyaç duyuyor? Bir yerden bir yere daha çabuk ulaşmak niçin bu kadar önemli? Öyle ya, vaktin nakitten bile önemli olduğu bir… Devrilen Vagonlar…